Kaynak yapışması nedir

Kaynak yapışması nedir sorusu, Endüstri Teknik tarafından ağır yük altında çalışan metal parçaların montajı, ilk alıştırılması ve bakım sırasında sökülebilir kalması açısından ele alınan önemli yüzey problemlerinden biridir. Buradaki kaynak yapışması, klasik kaynak işlemiyle iki parçanın bilinçli biçimde birleştirilmesi anlamına gelmez. Metal yüzeylerin yüksek basınç, sürtünme ve yetersiz yağlama nedeniyle temas noktalarında birbirine tutunması, ardından hareket sırasında yüzeyden parça koparması anlamına gelir.

Bu problem özellikle düşük hız, yüksek yük ve sınırlı hareket bulunan makine elemanlarında ortaya çıkabilir. Pres geçme bağlantılar, miller, dişli yüzeyler, vidalı miller, flanşlar, cıvatalar, valf parçaları ve makine kızakları risk taşıyan uygulamalar arasındadır. Yüzeyler arasında yeterli koruyucu film bulunmadığında metal çıkıntıları birbirine temas eder ve mikroskobik ölçekte bağ kurar.

Oluşan bağlar yüzeyler hareket ettikçe kopar. Ancak kopma çoğu zaman ilk temas noktasından gerçekleşmez; metallerden birinin yüzeyinden küçük parçalar ayrılarak karşı yüzeye taşınabilir. Bu süreç adhezif aşınma, sıvanma, çizilme, yüzey yırtılması veya soğuk kaynak benzeri hasar biçiminde görülebilir.

Kaynak yapışması nedir konusu yalnızca sürtünmenin yüksek olmasıyla açıklanamaz. Yüzey pürüzlülüğü, temas basıncı, metal çifti, hareket hızı, sıcaklık, yağlayıcının yapısı ve parçaların montaj yöntemi birlikte değerlendirilmelidir. Endüstri Teknik, 60 yıllık sanayi tecrübesiyle ürün seçimini yüzeyin gerçek çalışma şartlarına göre yaparak plansız duruşlara ve parça hasarına yol açabilecek yanlış uygulamaların azaltılmasına odaklanır.

Kaynak yapışması nedir ve nasıl oluşur?

Kaynak yapışması nedir sorusunun teknik karşılığı, iki metal yüzeyin temas eden mikroskobik noktalarında oluşan yerel bağlanmadır. Metal parçalar işlenmiş, taşlanmış veya parlatılmış görünse de yüzeyleri mikroskobik ölçekte tamamen düz değildir. Her yüzeyde farklı yüksekliklerde çıkıntılar ve çukurlar bulunur.

İki parça birbirine bastırıldığında toplam yük bütün yüzeye eşit biçimde dağılmaz. Gerçek temas yalnızca yüzey çıkıntılarında meydana gelir. Bu nedenle görünür alandaki ortalama basınç düşük olsa bile mikro temas noktalarındaki yerel basınç çok yüksek değerlere ulaşabilir.

Yükün artmasıyla çıkıntılar elastik veya plastik biçimde şekil değiştirebilir. Yüzeydeki oksit tabakası bozulduğunda temiz metal alanları doğrudan karşı karşıya gelir. Metal atomları arasındaki çekim, bu küçük bölgelerde geçici ya da güçlü bağlar oluşturabilir.

Bu bağlanma mikro kaynak olarak adlandırılır. Parçalar hareketsiz kaldığında her zaman gözle görülür bir sorun oluşturmayabilir. Ancak yüzeylerden biri hareket etmeye başladığında oluşan mikro kaynak noktaları kopar ve yüzeyde hasar bırakır.

Kopma yalnızca bağ ara yüzünden gerçekleşirse hasar sınırlı kalabilir. Bağ, ana metalden daha güçlü hâle gelmişse yüzeyin bir bölümü koparak karşı parçaya taşınır. Bu metal transferi sonraki hareketlerde yeni yüksek noktalar meydana getirir ve aşınmayı hızlandırır.

Başlangıçta küçük olan hasar kısa sürede büyüyebilir. Taşınan metal parçaları yüzey üzerinde sert çıkıntılar oluşturur, sürtünme yükselir ve temas sıcaklığı artar. Parça hareket ettikçe daha fazla yüzey alanı zarar görür.

Kaynak yapışması nedir sorusunun sahadaki yanıtı çoğu zaman parçanın hareket sırasında aniden zorlanmasıdır. Montaj kuvvetinin beklenmedik biçimde artması, cıvatanın sıkışması, milin çizilmesi veya kızak hareketinin kesintili hâle gelmesi mikro kaynak oluşumunun işareti olabilir.

Mikro kaynak neden metal yüzeylerde meydana gelir?

Mikro kaynak oluşumunun temel şartı, iki metal yüzeyin koruyucu film olmadan yüksek basınç altında temas etmesidir. Metal yüzeyler normal ortamda çoğunlukla ince oksit tabakalarıyla kaplıdır. Bu tabaka metallerin doğrudan atomik temasını bir ölçüde sınırlar.

Yük, sürtünme veya montaj hareketi oksit tabakasını kırdığında temiz metal açığa çıkar. Temiz yüzeyler yüksek yerel basınç altında birbirine yaklaştığında bağlanma ihtimali yükselir. Aynı veya birbirine benzer metal çiftlerinde bu davranış daha belirgin olabilir.

Düşük hız da riski artırabilir. Yüksek hızlı sistemlerde uygun yağlayıcı, hareket sayesinde temas bölgesine taşınabilir ve hidrodinamik film oluşabilir. Çok yavaş hareketlerde veya montaj sırasında ise tam bir sıvı film gelişmeyebilir.

Pres geçmeler bu durumun tipik örneğidir. Mil ile göbek arasındaki geçme toleransı küçük olduğunda montaj boyunca yüksek yüzey basıncı oluşur. Yüzeyler kuruysa veya yanlış yağlayıcı kullanılmışsa metal çıkıntıları birbirine tutunabilir.

Cıvata ve somun bağlantılarında da benzer süreç görülebilir. Diş yüzeylerindeki yüksek basınç ve dönme hareketi, uygun pasta bulunmadığında diş sarma veya kilitlenme oluşturabilir. Özellikle paslanmaz çelik gibi bazı malzeme çiftlerinde risk daha yüksek olabilir.

Sıcaklık artışı da süreci hızlandırır. Sürtünmeden kaynaklanan yerel sıcaklık yükselmesi yüzey filmini zayıflatabilir ve metalin yapışmaya yatkınlığını artırabilir. Bu sıcaklık her zaman bütün parçanın ölçülen sıcaklığıyla aynı değildir; mikro temas bölgesinde daha yüksek olabilir.

Titreşimli fakat küçük genlikli hareketler yüzey korumasını aşındırabilir. Parçalar gözle fark edilmeyecek kadar küçük hareketlerle birbirine sürtündüğünde oksit tabakası sürekli kırılır ve yeni temas alanları oluşur. Bu durum sürtünme korozyonu ve adhezif hasarın birlikte gelişmesine yol açabilir.

Kaynak yapışması nedir, adhezif aşınmayla ilişkisi nedir?

Kaynak yapışması nedir ve adhezif aşınma arasındaki ilişki nedir sorusu, hasarın doğru teşhis edilmesi açısından önemlidir. Mikro kaynak, iki yüzey arasında yerel bağ oluşmasıdır. Adhezif aşınma ise bu bağların hareket sırasında kopması sonucunda yüzeyden malzeme kaybedilmesi sürecidir.

Başka bir ifadeyle mikro kaynak olayın başlangıç mekanizması, adhezif aşınma ise tekrarlanan bağlanma ve kopmaların oluşturduğu yüzey kaybıdır. Bu süreçte metal bir yüzeyden diğerine taşınabilir veya aşınma parçacığı hâlinde sistemden ayrılabilir.

Adhezif aşınma izleri genellikle yüzey yönünde uzanan sıvanmış bölgeler, yırtıklar ve çizikler şeklinde görülür. Karşı yüzeyde yapışmış metal kümeleri bulunabilir. Ağır hasarda parçaların ölçüleri ve yüzey geometrileri değişebilir.

Aşındırıcı aşınma ise farklı bir mekanizmadır. Sert bir parçacık veya daha sert yüzey, karşı metali keserek malzeme kaldırır. Çizik görünümü her iki mekanizmada da oluşabildiği için yalnızca yüzeydeki çizgilere bakarak teşhis yapmak yeterli değildir.

Adhezif aşınmada metal transferi ve sıvanma daha belirgindir. Aşındırıcı aşınmada ise kesme izleri ve oluklar görülebilir. Bir sistemde iki mekanizma aynı anda da gelişebilir. Mikro kaynak sonucu kopan parçacıklar daha sonra aşındırıcı madde gibi davranabilir.

Sorunun doğru tanımlanması ürün seçimini etkiler. Yüzeyde dışarıdan gelen sert partiküller varsa yalnızca yağlayıcı değiştirmek yeterli olmayabilir. Filtrasyon, sızdırmazlık ve temizlik koşulları da düzeltilmelidir.

Mikro kaynak ve adhezif aşınma baskınsa metal-metal temasını sınırlayan, yüksek yük altında yüzeyde kalabilen bir önleyici pasta değerlendirilebilir. Ancak ürün, bozuk toleransı veya yanlış malzeme eşleşmesini tek başına düzeltemez.

Yüzey pürüzlülüğü yapışmayı nasıl etkiler?

Yüzey pürüzlülüğü, kaynak yapışmasının oluşmasında önemli rol oynar. Çok pürüzlü bir yüzeyde yük yüksek çıkıntılarda yoğunlaşır. Bu noktalar ezilebilir, kırılabilir ve karşı yüzeyde çizilme meydana getirebilir.

Yüzeyin çok düzgün olması da her zaman en iyi sonucu sağlamaz. Bazı metal çiftlerinde son derece düzgün yüzeyler geniş gerçek temas alanı meydana getirebilir. Koruyucu film yetersizse bu durum adhezif bağlanmayı artırabilir.

Bu nedenle hedef yalnızca mümkün olan en düşük pürüzlülük değildir. Parçanın hareket tipi, yükü, yağlama rejimi ve üretim toleransına uygun yüzey dokusunun oluşturulması gerekir.

İşleme yönü de önemlidir. İki yüzeydeki taşlama veya tornalama izlerinin hareket yönüne göre konumu, yağlayıcının tutulmasını ve yüzeylerin birbirine temas biçimini değiştirebilir.

Yüzeyde kalan çapaklar montaj sırasında yükü küçük noktalarda toplar. Pres geçme, mil ve flanş uygulamalarında küçük bir çapak dahi çizilmenin başlamasına neden olabilir. Oluşan metal parçacıkları daha sonra bütün yüzeye yayılarak hasarı büyütebilir.

Temizlik işlemi de pürüzlülüğü etkileyebilir. Aşırı taşlama, kontrolsüz zımparalama veya sert tel fırçalama yüzey geometrisini değiştirebilir. Temizlik yöntemi eski kalıntıları gidermeli ancak tasarlanan yüzey dokusuna zarar vermemelidir.

Kaynak yapışması nedir konusu incelenirken yalnızca yağlayıcı eksikliğine odaklanmak bu nedenle yetersizdir. Yüzey pürüzlülüğü, tolerans, eksen hizası ve montaj yöntemi birlikte kontrol edilmelidir.

Kaynak yapışması nedir ve yüzey pürüzlülüğü neden önemlidir?

Kaynak yapışması nedir sorusunun yüzey mühendisliği açısından yanıtı, gerçek temas alanının görünür temas alanından farklı olmasıdır. İki parça geniş bir yüzey boyunca temas ediyor görünse de başlangıçta yük yalnızca küçük çıkıntılar üzerinden taşınır.

Bu çıkıntılardaki yüksek basınç yüzeyi plastik olarak şekillendirebilir. Çıkıntılar ezildikçe gerçek temas alanı büyür. Yüzeyler arasında yağlayıcı film yoksa temiz metal bölgeleri birbirine bağlanabilir.

Pürüzlülüğün yüksek olduğu yüzeylerde başlangıç teması az sayıdaki noktada yoğunlaşır. Bu durum yerel basıncı yükseltir ve koruyucu filmin delinmesine neden olabilir. Aynı zamanda kopan çıkıntılar aşındırıcı parçacıklara dönüşebilir.

Çok parlak ve düzgün yüzeylerde ise uygun yağlayıcıyı tutacak mikro cepler azalabilir. Yüksek temas alanı, bazı uygulamalarda yüzey yapışmasını artırabilir. Bu nedenle yüzey kalitesi ürünün teknik çizim ve çalışma amacı doğrultusunda hazırlanmalıdır.

Pres geçme bağlantıda mil ve yuva yüzeylerinin daireselliği de önemlidir. Oval veya konik yüzeyler yükü belirli bölgelere toplar. Uygun pasta kullanılsa bile bu bölgelerde aşırı basınç ve çizilme meydana gelebilir.

Dişli sistemlerde diş yüzeyindeki üretim izleri, yük dağılımını etkiler. Yeni dişlilerin ilk çalışma döneminde temas henüz tam oturmadığından belirli bölgelerde yüksek basınç oluşabilir. Uygun alıştırma pastası, bu dönemde yüzeylerin daha kontrollü uyum sağlamasına yardımcı olabilir.

Yüzey pürüzlülüğü ölçümü yapılabiliyorsa yalnızca ortalama pürüzlülük değeriyle yetinilmemelidir. Profilin tepe ve çukur yapısı, işleme yönü ve temas alanı da değerlendirilmelidir. Kritik uygulamalarda teknik çizimde belirtilen yüzey kalitesi korunmalıdır.

Hangi uygulamalarda risk daha yüksektir?

Pres geçme bağlantılar kaynak yapışması açısından yüksek risk taşıyabilir. Mil ile göbek arasında sıkı geçme bulunması, montaj boyunca yüksek temas basıncı oluşturur. Parçalar eksenel olarak hizalanmamışsa yük belirli bölgelerde daha da artar.

Yeni dişli kutularının ilk alıştırma dönemi de dikkat gerektirir. Diş yüzeyleri ilk çalışmada sınırlı alanlardan temas edebilir. Yük bu alanlarda yoğunlaştığında çizilme ve adhezif aşınma meydana gelebilir.

Vidalı miller ve dişli millerde düşük hız, ağır yük ve uzun bekleme süreleri bulunabilir. Yüzey koruması zamanla azalırsa ilk hareket sırasında stick-slip davranışı ve yapışma oluşabilir.

Makine kızakları ve kılavuz yüzeylerde kesintili hareket yaygındır. Statik sürtünme ile hareket sürtünmesi arasındaki fark fazla olduğunda yüzey düzenli kaymak yerine takılıp bırakabilir. Bu hareket hassas işleme kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Valf ve pompa parçalarında uzun süre hareketsiz kalan metal yüzeyler ilk hareket anında yüksek sürtünmeyle karşılaşabilir. Korozyon veya proses kalıntıları yüzey yapışmasını daha da artırabilir.

Cıvata, flanş ve somun bağlantılarında yüksek sıkma kuvveti bulunur. Söküm sırasında yüzeyde mikro kaynak oluşmuşsa dişler sarabilir veya tamamen kilitlenebilir.

Rulman, pul ve tekerlek montajlarında parçaların mil üzerine geçirilmesi sırasında yüzey çizilmesi görülebilir. Montaj kuvveti beklenenden hızla yükseliyorsa işlem durdurulmalı ve eksen uyumu kontrol edilmelidir.

Kaynak yapışması ile sürtünme korozyonu arasındaki fark

Sürtünme korozyonu, birbirine bastırılmış iki yüzey arasında küçük genlikli tekrarlı hareketler sonucunda meydana gelir. Yüzeydeki oksit tabakası aşınır, yeni metal açığa çıkar ve oluşan aşınma parçacıkları oksitlenebilir.

Kaynak yapışması ise yüzeylerin mikro temas noktalarında bağ kurmasıyla başlar. İki süreç aynı bağlantıda birlikte gelişebilir. Mikro hareket koruyucu filmi bozarken açığa çıkan temiz metal alanları mikro kaynak oluşumuna elverişli hâle gelir.

Sürtünme korozyonunda yüzeyde koyu renkli veya pas benzeri ince parçacıklar görülebilir. Adhezif hasarda ise sıvanmış metal, yırtılma ve karşı yüzeye malzeme transferi daha belirgin olabilir.

Titreşimli cıvata bağlantıları, kamalı miller, yatak yuvaları ve sınırlı hareket eden makine elemanları iki mekanizma açısından da risk taşır. Uygun ön yük, doğru tolerans ve yüzeyde kalabilen katı yağlayıcı film birlikte değerlendirilmelidir.

Bir önleyici pasta sürtünme korozyonunu ve yapışmayı azaltmaya yardımcı olabilir; ancak bağlantı gevşekse veya parçalarda aşırı mikro hareket varsa mekanik neden de giderilmelidir. Yalnızca ürünü değiştirmek kalıcı çözüm oluşturmaz.

Kaynak yapışması nedir, nasıl önlenir?

Kaynak yapışması nedir ve nasıl önlenir sorusunun ilk yanıtı, doğrudan metal temasını kontrol etmektir. Bunun için tasarım, yüzey hazırlığı, malzeme eşleşmesi, tolerans ve yağlama sistemi birlikte ele alınmalıdır.

Parçaların malzeme çiftleri doğru seçilmelidir. Aynı veya birbirine yapışma eğilimi yüksek iki metalin birlikte kullanılması gerekiyorsa yüzey sertliği, kaplama veya uygun katı yağlayıcı değerlendirilmelidir.

Toleranslar kontrol edilmelidir. Aşırı sıkı geçme, montaj kuvvetini artırır ve yağlayıcı filmin yüzeyden sıyrılmasına neden olabilir. Çok gevşek bağlantı ise titreşim ve mikro hareket oluşturarak sürtünme korozyonunu hızlandırabilir.

Parçalar montajdan önce temizlenmelidir. Talaş, toz, pas, eski gres ve sertleşmiş ürün kalıntıları yüzeyde yüksek basınç noktaları meydana getirebilir. Temizlik sonrasında yüzey tamamen kurutulmalıdır.

Eksen hizası sağlanmalıdır. Presle birleştirilen parçalarda küçük bir açısal kaçıklık, yükü tek tarafa toplar ve yüzeyin çizilmesine yol açar. Montaj ekipmanı parçayı eksen doğrultusunda ve kontrollü hızla ilerletmelidir.

Uygun önleyici pasta ince ve homojen tabaka hâlinde uygulanmalıdır. Fazla ürün kullanmak daha güçlü koruma sağlamaz. Ürünün bütün temas alanına yayılması ve metal yüzeye tutunması önemlidir.

Katı yağlayıcı içeren pastalar düşük hız ve ağır yük koşullarında yüzey üzerinde ayırıcı film oluşturabilir. Ancak sürekli yüksek hızda çalışan bir sistemin ana yağlayıcısı olarak kullanılmaları her zaman uygun değildir.

Montaj kuvveti takip edilmelidir. Pres kuvvetinin beklenenden aniden yükselmesi yüzeyde sıkışma başladığını gösterebilir. İşleme devam etmek yerine parçalar durdurulmalı ve yüzey durumu incelenmelidir.

Önleyici pasta nasıl seçilmelidir?

Önleyici pasta seçiminde ilk ölçüt hareket türüdür. Parçalar yalnızca montaj sırasında mı hareket ediyor, çalışma boyunca sınırlı mı hareket ediyor, yoksa sürekli yüksek hızda mı çalışıyor? Montaj ve alıştırma pastaları çoğunlukla ilk iki koşul için geliştirilir.

İkinci ölçüt yüzey yüküdür. Pres geçme veya ağır dişli teması gibi yüksek basınçlı uygulamalarda ürünün yük taşıma kapasitesi önemlidir. Yalnızca düşük sürtünme sağlaması yeterli değildir.

Üçüncü ölçüt çalışma sıcaklığıdır. Taşıyıcı yağın sıcaklık altında nasıl davranacağı ve katı yağlayıcının hangi atmosferde görevini sürdürebileceği incelenmelidir.

Dördüncü ölçüt metal uyumudur. Çelik, paslanmaz çelik, döküm, alüminyum ve özel alaşımlarda aynı ürün aynı sonucu vermeyebilir. Proses içindeki kimyasal etkiler de seçimde dikkate alınmalıdır.

Beşinci ölçüt sonraki sökme ihtiyacıdır. Parça bakım döneminde ayrılacaksa ürünün uzun kullanım sonrasında demontajı kolaylaştırması beklenir.

Altıncı ölçüt uygulama yöntemidir. Fırça, bez veya süngerle uygulanacak ürünün yüzeye rahat yayılması ve akmadan kalması gerekir. Pastanın çok kalın uygulanması montaj toleranslarını etkileyebilir.

Çözüm: Molykote G-N Plus

Ağır yük altında çalışan metal parçaların montajında, ilk alıştırma döneminde ve sınırlı hareketli yüzeylerde kaynak yapışması riskini azaltmak için Endüstri Teknik, uygulama koşullarının uygun olması hâlinde Molykote G-N Plus ürününü teknik çözüm olarak değerlendirir.

Molykote G-N Plus, metal parçaların montajı ve ilk çalıştırılması için geliştirilmiş katı yağlayıcı pastadır. Teknik veri sayfasında ürünün yüksek yük taşıma kapasitesi, düşük sürtünme katsayısı, sürtünme korozyonu ile çizilmeyi azaltma, stick-slip hareketine karşı koruma ve demontaj işlemlerini kolaylaştırma özellikleri belirtilmektedir.

Ürün mineral yağ, katı yağlayıcılar ve kalınlaştırıcıdan oluşan siyah renkli bir pasta olarak tanımlanır. Teknik belgede servis sıcaklığı normal hava erişimi altında -25°C ile +450°C, azaltılmış hava erişiminde katı yağlayıcılar için +630°C’ye kadar belirtilmektedir. Bu sıcaklık değerleri farklı atmosfer koşullarını temsil ettiği için birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Molykote G-N Plus; pres geçme makine elemanlarında, yeni makinelerin ve dişli kutularının alıştırılmasında, nadiren veya sınırlı hareket eden parçaların uzun süreli yağlanmasında kullanılabilir. Vidalı miller, kamalı miller, dişli çarklar, sonsuz vidalar, transmisyon dişlileri, vidalar, valfler, pompalar, makine kızakları, rulman montajları, pullar, tekerlekler, flanşlar ve cıvatalar teknik belgede belirtilen uygulama alanları arasındadır.

Teknik tabloda dört bilya testindeki kaynak yükü 2.800 N, Almen-Wieland testindeki uygun yük değeri ise 20.000 N’nin üzerinde verilmektedir. Bu sonuçlar ürünün ağır yük uygulamalarına yönelik yapısını gösterir; ancak gerçek makine parçasında izin verilen yük bu test değerlerinden doğrudan hesaplanmamalıdır. Parçanın geometrisi, temas alanı, hareket hızı ve çalışma süresi ayrıca değerlendirilmelidir.

Satın alma köprüsünde yalnızca ürün adını veya sıcaklık değerini dikkate almak yeterli değildir. Endüstri Teknik’e yüzey malzemesi, geçme toleransı, yük, hareket miktarı, çalışma sıcaklığı ve mevcut hasar bilgileri iletilmelidir. Bu veriler doğrultusunda Molykote G-N Plus ürününün uygulamaya uygunluğu, uygulanacak miktar ve yüzey hazırlığı daha sağlıklı biçimde belirlenebilir.

Pres geçme sırasında yüzey çizilmesi, yeni dişlilerde ilk çalışma aşınması, makine kızaklarında takılıp bırakma veya metal parçalarda adhezif aşınma yaşıyorsanız Molykote G-N Plus için stok, ambalaj ve tedarik bilgilerini Endüstri Teknik’ten talep edebilirsiniz.

Molykote G-N Plus nasıl uygulanmalıdır?

Ürün uygulanmadan önce kayma ve temas yüzeyleri eski yağ, pas, talaş ve sert kalıntılardan arındırılmalıdır. Hasarlı, derin çizilmiş veya toleransı bozulmuş parçalar yalnızca pasta uygulanarak kullanılmaya devam edilmemelidir.

Teknik belgede ürünün fırça, bez, sentetik sünger veya uygun deri bezle uygulanabileceği belirtilmektedir. Pastanın metal yüzeye kuvvetlice yedirilmesi, ürünün yüzeye tutunmasını geliştirebilir.

Ürün klasik gres yağlamasında olduğu gibi bol miktarda uygulanmamalıdır. İnce, sürekli ve bütün temas alanını kaplayan film hedeflenmelidir. Fazla ürün pres geçme toleransını veya parçanın doğru şekilde oturmasını etkileyebilir.

Molykote G-N Plus başka gres veya yağlarla karıştırılmamalıdır. Karışım ürünün sürtünme davranışını, kıvamını ve sıcaklık performansını değiştirebilir. Bu konu teknik kullanım talimatında açıkça belirtilmektedir.

Pres geçme bağlantıda ürün temas edecek yüzeylere dengeli biçimde yayılmalıdır. Parçalar eksenel olarak hizalanmalı ve montaj kuvveti kontrollü biçimde uygulanmalıdır.

Cıvata ve flanşlarda kullanılacaksa ürünün sürtünme üzerindeki etkisi dikkate alınmalıdır. Kuru bağlantı için tanımlanmış tork değeri pasta uygulanmış yüzeye doğrudan aktarılmamalıdır.

Montaj sonrasında taşan fazla ürün temizlenmeli ve kullanılan ürün bakım kayıtlarına eklenmelidir. Söküm sırasında gözlenen yüzey durumu sonraki montaj prosedürünün geliştirilmesinde kullanılabilir.

Uygulamada yapılan hatalar

En sık yapılan hata, kaynak yapışmasının yalnızca yüksek sıcaklıktan kaynaklandığını düşünmektir. Düşük sıcaklıkta fakat ağır yük ve düşük hız altında da mikro kaynak oluşabilir.

Bir başka hata, yüzeyleri kontrol etmeden pasta uygulamaktır. Çapak, eksen kaçıklığı veya yanlış tolerans varsa önleyici pasta problemi tek başına çözmez.

Ürünün fazla miktarda kullanılması da doğru değildir. Kalın tabaka montaj toleransını ve parçanın oturma davranışını etkileyebilir.

Kirli yüzey üzerine yeni pasta sürmek koruyucu filmin düzensiz oluşmasına neden olur. Eski yağ ve aşınma parçacıkları tamamen temizlenmelidir.

Montaj kuvveti yükseldiği hâlde işleme devam etmek, yüzeydeki küçük hasarı ağır sıvanma ve yırtılmaya dönüştürebilir.

Farklı gres ve pastaların karıştırılması ürünün yük taşıma ve sürtünme özelliklerini belirsiz hâle getirir.

Montaj pastasını sürekli yüksek hızlı sistemin ana yağlayıcısı olarak kullanmak da yanlış olabilir. Ürün seçimi hareket hızına ve ekipmanın yağlama düzenine göre yapılmalıdır.

Endüstri Teknik ile doğru yüzey çözümü

Endüstri Teknik, metal yüzeylerde kaynak yapışması sorununu yalnızca yağlayıcı eksikliği olarak değerlendirmez. Yüzey pürüzlülüğü, malzeme çifti, geçme toleransı, eksen hizası, yük, hız ve çalışma sıcaklığı birlikte incelenir.

Kaynak yapışması nedir sorusuna doğru yanıt verildiğinde adhezif aşınmanın kaynağı daha sağlıklı biçimde belirlenebilir. Mikro kaynak oluşumunu azaltmak için uygun yüzey hazırlığı ile ağır yük altında çalışabilen önleyici pasta aynı uygulama planında ele alınmalıdır.

Molykote G-N Plus, metal parçaların montajı, ilk alıştırılması ve sınırlı hareketli yüzeylerin korunması için teknik olarak değerlendirilebilecek bir çözümdür. Ürünün başarılı olması temiz yüzey, ince uygulama, doğru tolerans ve kontrollü montajla mümkündür.

Endüstri Teknik İletişim

Pres geçme bağlantılarınızda, millerde, dişlilerde, makine kızaklarında veya cıvatalı metal birleşimlerde yapışma, çizilme ve adhezif aşınma problemi yaşıyorsanız Endüstri Teknik ile iletişime geçebilirsiniz.

Adres
Aşağı Yahyalar Mah. 995/1. Sokak No:5, 7. Kat, Daire:27, Ofis Anadolu, Yenimahalle / Ankara

Telefon
0312 925 54 74

Faks
0312 925 64 84

Yüzey malzemesini, yükü, hareket miktarını ve çalışma sıcaklığını paylaşarak Molykote G-N Plus ürününün teknik uygunluğu, stok durumu ve tedarik seçenekleri hakkında Endüstri Teknik’ten bilgi alabilirsiniz.