Korozyon önleyici kaplama
Korozyon önleyici kaplama, Endüstri Teknik tarafından metal yüzeyin üzerine yalnızca koruyucu bir boya tabakası uygulanması olarak değerlendirilmez. Sağlıklı bir koruma sistemi oluşturulabilmesi için metal türü, yüzey hazırlığı, kaplama kimyası, kuru film kalınlığı, ortam sıcaklığı, nem, klorür yoğunluğu, kimyasal temas ve mekanik aşınma birlikte ele alınmalıdır. Özellikle deniz ortamı, kimyasal proses tesisleri, liman ekipmanları, pompalar ve açık sahada çalışan makinelerde yanlış sistem seçimi, dışarıdan sağlam görünen yüzeyin altında korozyonun ilerlemesine neden olabilir.
Korozyon, metalin çevresindeki su, oksijen, tuz, asit, alkali veya proses kimyasallarıyla etkileşime girmesi sonucunda özelliklerini zamanla kaybetmesidir. Metal yüzeyde başlayan reaksiyon kontrol altına alınmadığında pas tabakası, çukurlaşma, kesit kaybı, yüzey çatlakları ve bağlantı zayıflığı meydana gelebilir. Bu süreç yalnızca estetik bir bozulma oluşturmaz; makine güvenilirliğini, ekipman dayanımını ve bakım maliyetlerini doğrudan etkileyebilir.
Koruma yönteminin temel görevi metal ile aşındırıcı çevre arasındaki teması sınırlandırmaktır. Organik kaplama sistemleri su ve oksijene karşı bariyer oluştururken çinko kaplama sistemleri uygun koşullarda çeliğe fedakâr koruma da sağlayabilir. Hareketli rulmanlar, yataklar ve miller ise sabit bir boya tabakasıyla korunamayacağından bu bölgelerde suya ve kimyasallara dayanıklı özel yağlayıcıların kullanılması gerekir.
Bu nedenle sabit yüzeylerin kaplanmasıyla hareketli parçaların yağlanması birbirinden ayrı fakat tamamlayıcı bakım işlemleridir. Çelik gövde doğru astar ve son katla korunurken içindeki rulmanın su, solvent veya kimyasalla yıkanmaya dayanıklı bir gresle yağlanması gerekebilir. Başarılı sonuç, ekipmanın her bölümüne aynı ürünün uygulanmasıyla değil, her yüzeyin kendi görevine uygun yöntemle korunmasıyla elde edilir.
Korozyon önleyici kaplama nasıl çalışır?
korozyon önleyici kaplama genel olarak bariyer koruması, fedakâr koruma veya korozyon reaksiyonunu yavaşlatan katkı sistemi üzerinden görev yapar. Bariyer tipi kaplamalar metal ile çevre arasında kesintisiz bir tabaka oluşturarak suyun, oksijenin ve çözünmüş iyonların yüzeye ulaşmasını sınırlandırır. Kaplamanın bariyer etkisini sürdürebilmesi için metal yüzeye güçlü biçimde tutunması, gözeneksiz olması ve çalışma boyunca çatlamadan kalması gerekir.
Kaplamanın yüzeyinde oluşan küçük bir çizik veya iğne deliği, aşındırıcı ortamın alt metale ulaşması için yeterli olabilir. Tuzlu su ya da yoğun nem bu açıklıktan içeri ilerlediğinde korozyon yalnızca görünen hasar noktasında kalmayabilir. Metal ile kaplama arasındaki bölgede ilerleyen reaksiyon kabarma, renk değişimi ve tabaka hâlinde soyulma oluşturabilir.
Çinko esaslı sistemlerde koruma yalnızca fiziksel bariyere dayanmaz. Çinko, uygun elektriksel temas bulunduğunda çeliğe göre daha aktif davranarak kendisini tüketir ve çelik yüzeyin korunmasına katkı sağlar. Ancak çinko tabakası sınırsız değildir. Klorür yoğunluğu, sürekli nem ve mekanik aşınma arttıkça çinkonun tüketim hızı da yükselir.
İnhibitörlü organik kaplama sistemlerinde reçine içine eklenen özel bileşenler metal yüzeydeki korozyon reaksiyonlarını yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Buna rağmen inhibitör içeren bir ürünün yağlı, paslı veya tuzla kirlenmiş yüzeye uygulanması yeterli koruma sağlamaz. Kaplama metal yerine kir tabakasına tutunduğunda saha ömrü önemli ölçüde kısalır.
Çok katlı koruma sistemlerinde astar, ara kat ve son kat birbirinden farklı görevler üstlenir. Astar yüzeye yapışmayı ve ilk korozyon korumasını sağlarken ara kat bariyer kalınlığını artırabilir. Son kat ise güneş ışığı, dış ortam, renk ve mekanik etkiler karşısında sistemi tamamlar. Kullanılacak kat sayısı metal türüne, ortam koşullarına ve beklenen bakım aralığına göre belirlenmelidir.
Yüzey hazırlığı neden kaplamadan daha önemlidir?
Kaplama ürününün teknik özellikleri güçlü olsa bile yüzey hazırlığı yetersizse istenen performans elde edilemez. Metal üzerinde kalan yağ, gres, işleme sıvısı, pas, hadde kabuğu, kaynak sıçrantısı ve çözünür tuzlar kaplamanın metale bağlanmasını engelleyebilir.
Yüzey gözle temiz görünse bile klorür veya proses kimyasalı kalıntıları metal gözeneklerinde kalabilir. Bu kalıntılar kaplama uygulandıktan sonra su çekerek tabakanın altında korozyon başlamasına neden olabilir. Özellikle deniz ortamından çıkarılan veya tuzlu suyla çalışan ekipmanlarda yalnızca mekanik temizlik yeterli olmayabilir.
Kumlama veya uygun aşındırıcıyla yüzey hazırlama, gevşek pas ve eski kaplamayı uzaklaştırırken yeni ürünün tutunabileceği kontrollü bir yüzey profili oluşturabilir. Ancak yüzey profili gereğinden yüksek olduğunda tepe noktalarında kaplama kalınlığı yetersiz kalabilir. Çok düşük profil ise mekanik yapışmayı zayıflatabilir.
Keskin kenarlar, kaynak dikişleri, cıvata çevreleri ve dar boşluklar kaplamanın incelmeye eğilimli olduğu bölgelerdir. Geniş düz yüzeyde yeterli kuru film kalınlığı ölçülmesi, kenarların da aynı seviyede korunduğu anlamına gelmez. Bu bölgelerde ilave şerit kat uygulaması gerekebilir.
Uygulama sırasında yüzey sıcaklığı ve çiğ noktası da kontrol edilmelidir. Metal yüzeyde görünmeyen yoğunlaşma varsa kaplama doğrudan metale değil, ince su tabakasının üzerine uygulanır. Başlangıçta düzgün görünen yüzey kısa süre içinde kabarabilir veya soyulabilir.
Temizlenmiş yüzeye çıplak elle dokunulması dahi yağ ve nem bulaşmasına neden olabilir. Yüzey hazırlığı tamamlandıktan sonra parça mümkün olduğunca kısa sürede kaplanmalı ve temiz eldivenlerle taşınmalıdır.
Korozyon önleyici kaplama tuz sisi testiyle nasıl değerlendirilir?
korozyon önleyici kaplama performansını karşılaştırmak için kullanılan yöntemlerden biri tuz sisi testidir. Bu yöntemde hazırlanmış metal numuneler kontrollü sıcaklıkta tuz içeren sisli atmosfere maruz bırakılır. Belirlenen süre sonunda kırmızı pas, kabarma, çatlama, soyulma ve çizik çevresindeki korozyon ilerlemesi incelenir.
Tuz sisi testi, farklı yüzey hazırlıklarının ve kaplama sistemlerinin kontrollü ortamda karşılaştırılmasını sağlar. Ancak testte elde edilen toplam saat, gerçek sahadaki kullanım süresine doğrudan çevrilemez. Örneğin 1.000 saatlik sonuç, kaplamanın deniz kıyısında kesin olarak belirli sayıda yıl dayanacağı anlamına gelmez.
Gerçek deniz ortamında yüzey yalnızca sürekli tuz sisine maruz kalmaz. Güneş ışığı, yağmur, kuruma, sıcaklık değişimi, mekanik darbe, titreşim ve bakım sırasında oluşan çizikler aynı anda etkilidir. Tuz sisi kabini ise belirli şartları sürekli ve hızlandırılmış biçimde uygular.
Test raporunda yalnızca saat bilgisinin bulunması yeterli değildir. Alt metalin türü, yüzey ön işlemi, kaplama kalınlığı, kat sayısı, numunenin çizilip çizilmediği ve kabul kriterleri birlikte belirtilmelidir. Aynı ürün, farklı yüzey hazırlığı ve kalınlıkla tamamen farklı sonuçlar gösterebilir.
Çinko kaplama ile organik kaplama sonuçları da yalnızca toplam saate bakılarak karşılaştırılmamalıdır. Bir sistem ilk kırmızı pası geciktirirken başka bir sistem çizik çevresindeki alt film ilerlemesini daha iyi kontrol edebilir. Projenin gerçek önceliği hangi hasar türünün daha kritik olduğunu belirler.
Tuz sisi testi satın alma şartnamesine yazılacaksa uygulanacak yöntem, toplam süre, numune hazırlığı, çizik biçimi ve kabul edilebilir hasar açıkça tanımlanmalıdır. Yalnızca “tuz testine dayanıklı” ifadesi teknik satın alma için yeterli değildir.
Çinko kaplama nasıl koruma sağlar?
Çinko kaplama, çelik yüzeylerde bariyer koruması ile fedakâr korumanın birlikte istendiği uygulamalarda değerlendirilir. Sıcak daldırma galvaniz, elektrolitik çinko, metal püskürtme ve çinko açısından zengin astar aynı işlem değildir. Kaplama kalınlıkları, gözeneklilikleri, yüzey görünümleri ve servis şartları birbirinden farklıdır.
Metalik çinko tabakası, çelikten önce reaksiyona girerek alt yüzeyin korunmasına yardımcı olabilir. Kaplama küçük bir bölgede çizildiğinde çevredeki çinko elektriksel temas devam ettiği sürece açıkta kalan çeliğe belirli ölçüde koruma sağlayabilir.
Çinko açısından zengin astarlarda metalik çinko parçacıkları organik veya inorganik bağlayıcı içinde bulunur. Çinko parçacıkları arasındaki temas ve metal yüzeyle bağlantı yeterli olduğunda fedakâr koruma etkisi desteklenebilir. Bağlayıcı içindeki çinko oranının yüksek olması tek başına yeterli değildir; yüzey hazırlığı ve kuru film yapısı da doğru olmalıdır.
Organik çinko astarlar uygulama kolaylığı ve farklı üst katlarla kullanılabilme bakımından değerlendirilebilir. İnorganik sistemler güçlü koruma sunabilir; ancak uygulama şartlarına, yüzey temizliğine ve ortam nemine karşı daha hassas olabilir.
Çinko kaplama, yüksek asit veya alkali teması bulunan her ortam için otomatik çözüm değildir. Proses kimyasalları çinko tabakasını hızla tüketebilir. Uygulama öncesinde metalin temas edeceği bütün kimyasallar ve temizlik maddeleri değerlendirilmelidir.
Deniz ortamında yalnızca çinko tabakası kullanılması bazı uygulamalarda yeterli olmayabilir. Çinko esaslı astarın üzerine yüksek bariyerli organik ara kat ve dış ortama dayanıklı son kat uygulanması, farklı koruma mekanizmalarını birleştirebilir.
Organik kaplama ile çinko kaplama arasındaki fark
Organik kaplama metal ile çevre arasında fiziksel bir bariyer oluşturmayı amaçlar. Epoksi ve benzeri reçine sistemleri düşük geçirgenlikli, kalın ve yüzeye güçlü tutunan tabakalar meydana getirebilir. Ancak film çizildiğinde veya gözenek oluştuğunda metal doğrudan çevreye açılabilir.
Çinko kaplama ise bariyer etkisinin yanında uygun koşullarda fedakâr koruma sağlayabilir. Buna karşılık çinko tabakası çalışma boyunca tüketildiği için belirli bir süre sonra koruma kapasitesi azalabilir.
Organik kaplamalar kimyasal dirence, dış ortam dayanımına veya görünüm beklentisine göre farklı reçinelerle hazırlanabilir. Çinko kaplamanın üzerine uygulanacak ara ve son katlar, çinkonun yüzey özellikleriyle uyumlu olmalıdır.
Sadece organik son kat kullanmak ile çinko esaslı astar üzerine organik sistem uygulamak aynı koruma düzeyini oluşturmaz. Metalin bulunduğu ortam, beklenen çizilme riski ve bakım erişimi katman sisteminin seçimini değiştirir.
Hareket eden pim, mil veya rulman yüzeyleri ise organik boya veya çinko tabakayla tamamen kaplanamaz. Sürtünme nedeniyle kaplama kısa sürede aşınabilir ve mekanizmanın toleransı değişebilir. Bu noktalar uygun yağlama ve sızdırmazlık yöntemiyle korunmalıdır.
korozyon önleyici kaplama deniz ortamında nasıl seçilir?
korozyon önleyici kaplama deniz ortamında seçilirken parçanın doğrudan deniz suyuna batıp batmadığı, tuzlu aerosole maruz kalıp kalmadığı ve yüzeyde yoğunlaşma oluşup oluşmadığı belirlenmelidir. Aynı kıyı tesisinde bulunan iki ekipman bile konumlarına bağlı olarak farklı korozyon yükleriyle karşılaşabilir.
Sürekli deniz suyuna daldırılan yüzeylerde kaplamanın su altında bariyer özelliklerini koruması gerekir. Kıyı atmosferinde çalışan ekipmanda ise ıslak-kuru çevrimi, güneş ışığı ve rüzgârla taşınan tuz parçacıkları öne çıkar.
Liman vinçleri, gemi güverte ekipmanları ve açık pompalar mekanik darbe ve aşınmaya da maruz kalabilir. Kimyasal olarak dayanıklı fakat darbede kolay çatlayan bir kaplama bu tür uygulamalarda yeterli olmayabilir.
Cıvata başları, kaynak dikişleri, sac kenarları ve su tutan cepler deniz ortamında ilk korozyon görülen bölgeler arasındadır. Kaplama seçiminin yanında ekipman geometrisi ve su tahliyesi de incelenmelidir.
Deniz ortamındaki rulmanlar ve dönen parçalar için kaplama kadar doğru gres seçimi de önemlidir. Tuzlu su veya yıkama suyu yatağa ulaşıyorsa yağlayıcının yüzeyden kolayca uzaklaşmaması gerekir. Aynı zamanda ürünün rulman hızına, çalışma sıcaklığına ve contalara uygun olması beklenir.
Kimyasal ortamlarda koruma nasıl planlanır?
Kimyasal tesislerde yalnızca dış yüzeyde oluşan pas dikkate alınmamalıdır. Solvent, yakıt, asit, alkali ve yoğun proses buharı kaplama bağlayıcısını yumuşatabilir, şişirebilir veya çözebilir.
Bir organik kaplamanın su ve tuza dayanıklı olması, bütün solventlere dayanıklı olduğunu göstermez. Kimyasalın tam adı, konsantrasyonu, sıcaklığı ve temas süresi bilinmelidir. Kısa süreli sıçrama ile sürekli daldırma aynı şart değildir.
Temizlik kimyasalları da normal proses sıvısından daha ağır koşullar oluşturabilir. Üretim sırasında nötr ortamda çalışan ekipman, bakım temizliğinde güçlü alkali veya solvente maruz kalabilir.
Hareketli rulman ve yataklar için kullanılan gres de aynı kimyasal ortamla uyumlu olmalıdır. Genel amaçlı lityum gres yakıt veya solvent karşısında yumuşayabilir, yüzeyden uzaklaşabilir ve yatağın yağsız kalmasına neden olabilir.
Kaplama ile gres uygulama bölgeleri birbirinden ayrılmalıdır. Boyanacak yüzeye gres bulaşması yapışma problemine yol açabilir. Yağlama noktası kapatıldıktan sonra çevredeki metal yüzey uygun şekilde temizlenmeli ve kaplama işlemi kontrollü yapılmalıdır.
Çözüm: Molykote 3451
Sabit metal yüzeylerde korozyon önleyici kaplama uygulanırken aynı ekipmanın rulman, pompa, mikser veya dönen yataklarında suya ve agresif kimyasallara dayanıklı bir yağlayıcı gerekebilir. Endüstri Teknik, bu hareketli yağlama noktalarında Molykote 3451 ürününü tamamlayıcı bir teknik çözüm olarak değerlendirir.
Molykote 3451 bir çinko kaplama, boya veya organik yüzey kaplaması değildir. Ürün, kimyasal olarak zorlayıcı ortamlarda çalışan rulmanlar için geliştirilmiş florosilikon bazlı özel bir grestir. Bu nedenle yapısal metal yüzeydeki kaplamanın yerine kullanılmamalı; kaplamayla korunamayan hareketli temasların yağlanması amacıyla değerlendirilmelidir.
Molykote 3451, florosilikon baz yağın florlu polimerlerle kalınlaştırılmasıyla oluşturulmuş, beyaz renkli ve NLGI 2 sınıfında kimyasal dayanımlı bir rulman gresidir. Teknik dokümanda kimyasal direnç, iyi yük taşıma yeteneği ve yüksek sıcaklıklarda çalışma kapasitesi ürünün temel özellikleri arasında gösterilmektedir.
Ürünün birçok kimyasal karşısında direnç sunduğu, çoğu conta ve salmastrayla uyumlu olduğu, su, yakıt, yağ ve solventlerle yıkanmaya karşı dayanım sağladığı belirtilmektedir. Servis sıcaklığı -40°C ile +232°C arasındadır.
Teknik tabloda damlama noktası 280°C’nin üzerinde, tahmini maksimum DN değeri 200.000 ve dört bilya kaynak yükü 340 kg olarak verilmiştir. Su ile yıkanma testinde 80°C’de bir saat sonunda yüzde 0,3’ün altında sonuç elde edilmiştir. Bu değer ürünün suyla yıkanmaya karşı direncini destekler; ancak bir tuz sisi testi veya denizcilik kaplama onayı olarak yorumlanmamalıdır.
Molykote 3451; kimyasal karıştırıcılar, pompalar, proses ekipmanları, yakıt ve solvent taşıma sistemleri ile yüksek hız, ağır yük veya geniş sıcaklık aralığında çalışan kapalı rulmanlar için tanımlanmıştır.
Teknik dokümandaki kimyasal dayanım tablosunda dizel yakıt, kerosen, silikon sıvısı, izopropanol ve metanol karşısında belirgin bozulma görülmediği belirtilmektedir. Toluen ve hekzan karşısında ise sınırlı yumuşama ve yapışma değişimi görülebilecek sonuçlar açıklanmıştır. Bu veriler belirli test süresi ve numune şartlarında elde edilmiş olup bütün konsantrasyonlar için genel garanti olarak kullanılmamalıdır.
Molykote 3451 boyanacak yüzeylere uygulanmamalıdır. Gresin kaplama yapılacak metal yüzeye bulaşması boya ve organik kaplama yapışmasını olumsuz etkileyebilir. Kaplama alanıyla rulman yağlama bölgesi uygulama sırasında dikkatle ayrılmalıdır.
Ürün sıvı klor ve sıvı oksijen gibi yüksek derecede oksitleyici kimyasallar için önerilmemektedir. Aseton, metil etil keton ve metil izobütil keton gibi ketonlarda çözünebildiği de teknik belgede belirtilir. Kimyasal dayanım değerlendirmesi gerçek proses sıvısına göre yapılmalıdır.
Satın alma öncesinde Endüstri Teknik’e rulman tipi, mil çapı, devir, çalışma yükü, sıcaklık, temas edilen kimyasallar ve suya maruz kalma biçimi iletilmelidir. Bu bilgiler üzerinden Molykote 3451 ürününün hareketli yağlama noktası için teknik uygunluğu belirlenebilir.
Molykote 3451 nasıl uygulanmalıdır?
Uygulama öncesinde rulman ve yatak boşluğu eski gres, kimyasal kalıntı, su ve aşınma parçacıklarından temizlenmelidir. Mevcut yağlayıcının yapısı bilinmiyorsa yeni ürün doğrudan üzerine eklenmemelidir. Farklı greslerin karışması kıvam, yağ ayrışması ve çalışma sıcaklığı üzerinde beklenmeyen değişiklikler oluşturabilir.
Temizleme için kullanılan ürün rulman, conta ve yüzey malzemeleriyle uyumlu olmalıdır. Keton esaslı temizleyicilerin Molykote 3451 ile uyumlu olmadığı dikkate alınmalı ve uygulama öncesinde yüzey tamamen kurutulmalıdır.
Molykote 3451 fırça, gres tabancası veya uygun otomatik uygulama sistemiyle kullanılabilir. Dolum miktarı yatak hacmine, devre ve ekipman üreticisinin talimatına göre belirlenmelidir. Rulman boşluğunun tamamen gresle doldurulması sıcaklık artışına ve karıştırma kaybına yol açabilir.
İlk çalıştırma düşük yükte yapılmalı, yatak sıcaklığı, ses ve sızıntı izlenmelidir. Beklenmeyen sıcaklık yükselmesi görülürse fazla dolum, rulman hasarı, hizasızlık veya ürün seçimi yeniden değerlendirilmelidir.
Teknik belgeye göre ürün, 32°C veya altında saklandığında üretim tarihinden itibaren 60 aylık raf ömrüne sahiptir. Depolama sırasında az miktarda yağ ayrışması görülmesi durumunda ayrılan sıvının yeniden gres içine karıştırılabileceği belirtilmektedir.
Kaplama ve rulman korumasında yapılan hatalar
En sık yapılan hata, tuz sisi testindeki saat değerini gerçek saha yılına dönüştürmektir. Test sonuçları farklı kaplama sistemlerini karşılaştırmak için kullanılır; gerçek servis ömrü çevre ve bakım şartlarına göre değişir.
İkinci hata, yalnızca çinko kaplama uygulanmasının her deniz ortamı için yeterli olacağını düşünmektir. Çinko tabakasının kalınlığı, yüzey hazırlığı ve üzerine uygulanacak organik katlar birlikte değerlendirilmelidir.
Üçüncü hata, organik kaplamanın altındaki yağ, pas ve tuz kalıntılarını göz ardı etmektir. Kaplama dışarıdan sağlam görünse bile korozyon metal ile film arasında ilerleyebilir.
Dördüncü hata, sabit yüzey kaplamasıyla hareketli rulman yağlamasını aynı işlem olarak görmektir. Boya rulman içinde kullanılamayacağı gibi gres de çelik gövde kaplamasının yerine geçmez.
Beşinci hata, Molykote 3451’i doğrudan bir korozyon boyası veya deniz kaplaması gibi tanımlamaktır. Ürün kimyasal dayanımlı bir rulman gresidir ve hareketli parçaların tamamlayıcı korunmasına yöneliktir.
Altıncı hata, boyanacak yüzeye gres bulaştırmaktır. Florosilikon gres kalıntıları yüzey hazırlığını bozabilir ve yeni kaplamanın yapışmasını engelleyebilir.
Yedinci hata, suyla yıkanma testini tuz sisi testiyle karıştırmaktır. Water washout sonucu yağlayıcının su karşısında yüzeyde kalmasını, tuz sisi testi ise metal kaplama sisteminin kontrollü korozif atmosferdeki davranışını değerlendirir.
Endüstri Teknik ile doğru koruma planı
Endüstri Teknik, korozyon problemlerinde yalnızca boya, çinko veya gres seçimine odaklanmaz. Sabit metal yüzeyler, hareketli rulmanlar, deniz ortamı, kimyasal temas, yüzey hazırlığı ve bakım sıklığı aynı koruma planı içinde değerlendirilir.
korozyon önleyici kaplama doğru uygulandığında çinko esaslı fedakâr koruma ile organik bariyer sistemleri birlikte kullanılabilir. Aynı ekipmanın rulmanları ve dönen mekanizmaları ise suya ve kimyasallara dayanıklı özel yağlayıcılarla desteklenebilir.
Molykote 3451; su, yakıt, yağ ve birçok solventle yıkanmaya karşı direnci, geniş sıcaklık aralığı ve yük taşıma özellikleriyle uygun kimyasal proses ve rulman uygulamalarında değerlendirilebilir. Nihai seçim, gerçek kimyasal ortam, rulman hızı ve çalışma şartları üzerinden yapılmalıdır.
Endüstri Teknik İletişim
Çinko kaplama, organik kaplama, tuz sisi testi, deniz ortamı koruması ve kimyasal dayanımlı rulman yağlaması için Endüstri Teknik ile iletişime geçebilirsiniz.
Adres
Aşağı Yahyalar Mah. 995/1. Sokak No:5, 7. Kat, Daire:27, Ofis Anadolu, Yenimahalle / Ankara
Telefon
0312 925 54 74
Faks
0312 925 64 84
Metal türünü, çalışma ortamını, temas edilen kimyasalları, rulman devrini, yükünü ve suya maruz kalma şartlarını paylaşarak Molykote 3451 ürününün teknik uygunluğu, stok durumu ve tedarik seçenekleri hakkında Endüstri Teknik’ten bilgi alabilirsiniz.

