Araldite plastik yapıştırma
Araldite plastik yapıştırma, Endüstri Teknik açısından yalnızca plastik parçanın üzerine epoksi sürülmesi şeklinde değerlendirilmemelidir; plastiğin gerçek türü, yüzey enerjisi, üretim sırasında kullanılan katkılar, yüzey temizliği, gerekli aktivasyon işlemleri ve kullanılacak Araldite sisteminin plastikle uyumu birlikte incelenmelidir. Araldite ürünleri birçok sert plastik, metal, seramik, cam, kauçuk ve kompozit yüzeyde yapısal bağlantı amacıyla değerlendirilebilirken polipropilen ve polietilen gibi yüzeylerde durum farklıdır. PP ve PE, yapıştırıcının yüzeyi yeterince ıslatmasını zorlaştıran düşük yüzey enerjili malzemeler arasında yer aldığı için standart epoksi yapıştırıcının temizlenmiş fakat işlem görmemiş yüzeye uygulanması çoğu zaman yüksek yapısal aderans elde etmek için yeterli olmayabilir.
Plastik yapıştırmada ilk soru “hangi Araldite kullanılmalı?” değil, “bu parça gerçekte hangi plastikten üretilmiş?” olmalıdır. ABS, polikarbonat, poliamid, sert PVC, termoset kompozit, PP ve PE aynı “plastik” başlığı altında yer alsa da yüzey kimyaları birbirinden oldukça farklıdır. Bir epoksi ABS üzerinde iyi aderans gösterebilirken aynı ürün PP yüzeyden çok kolay ayrılabilir.
Özellikle düşük yüzey enerjili plastik grubunda ürün seçimi kadar yüzey aktivasyonu ve gerçek parça üzerinde yapışma testi önem kazanır. PP PE yapıştırma yapılacaksa yalnızca mekanik pürüzlendirmeye güvenmek yerine yüzey enerjisini yükseltebilecek uygun prosesler, özel primer sistemleri veya doğrudan bu malzeme ailesi için tasarlanmış farklı yapıştırıcı teknolojileri değerlendirilmelidir.
Araldite plastik yapıştırma neden plastiğin tanımlanmasıyla başlamalıdır?
Araldite plastik yapıştırma prosesinde en sık karşılaşılan hatalardan biri bütün plastikleri aynı yüzey gibi değerlendirmektir. Endüstriyel üretimde görsel olarak birbirine çok benzeyen iki siyah plastik parça tamamen farklı polimerlerden üretilebilir ve yapıştırıcı karşısında çok farklı davranabilir.
Bir parçanın ABS olması ile PP olması arasında büyük fark vardır.
Polikarbonat ile PE aynı değildir.
Cam elyaf takviyeli poliamid ile saf poliamid bile aynı yüzey karakterini göstermeyebilir.
Plastiğin içerisinde dolgu, pigment, alev geciktirici, kaydırıcı veya kalıp ayırmaya yardımcı katkılar bulunabilir. Bunların bazıları zaman içerisinde yüzeye göç ederek aderansı etkileyebilir.
Bu nedenle malzeme kimliği mümkünse parça çiziminden, hammadde bilgisinden veya üretici verisinden doğrulanmalıdır.
Parçanın yalnızca “sert plastik” olarak tanımlanması kritik yapısal bağlantılar için yeterli değildir.
Araldite 2011 gibi genel amaçlı iki bileşenli epoksi sistemlerinin teknik kullanım tanımlarında çeşitli sert plastiklerin yapıştırılabildiği belirtilir. Ancak bu tip genel ifadeler PP, PE veya PTFE gibi düşük yüzey enerjili polimerlerin işlem görmeden güvenilir biçimde yapıştırılacağı anlamına gelmez.
Aynı ayrım bakım uygulamalarında da önemlidir.
Kırılmış plastik parçanın malzemesi bilinmiyorsa küçük bir numune testi yapılmadan doğrudan kalıcı montaja geçmek risk oluşturabilir.
Düşük yüzey enerjili plastik neden zor yapışır?
Düşük yüzey enerjili plastik, yapıştırıcının yüzey üzerinde yayılmasını ve gerçek temas alanı oluşturmasını zorlaştıran polimer sınıflarını tarif etmek için kullanılan bir ifadedir.
Yapıştırıcı yüzeye bırakıldığında iyi aderans için yüzeyi yeterince ıslatması gerekir.
Yüzey enerjisi düşük olduğunda epoksi yüzey üzerinde daha fazla boncuklanabilir veya mikroskobik seviyede yeterli temas oluşturamayabilir.
Bu durum ilk anda fark edilmeyebilir.
Yapıştırıcı kürlenir.
Dışarıdan sert görünür.
Parçalar birbirine bağlı gibi hissedilir.
Ancak bağlantı soyma veya darbe yükü gördüğünde epoksi plastikten temiz biçimde ayrılabilir.
PP ve PE bu davranışın endüstride sık görüldüğü polimerlerdir.
PTFE ise aderans açısından daha da zorlayıcı bir yüzey olarak değerlendirilir.
Buradaki problem epoksinin kendi içerisinde kürlenmemesi değildir. Epoksi tamamen doğru biçimde sertleşebilir fakat plastikle yeterli arayüz bağı oluşturamayabilir.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Yapıştırıcı sertleşmişse “ürün başarılı oldu” sonucu çıkarılmamalıdır.
Gerçek başarı, yapıştırıcının substrattan hangi kuvvette ve hangi kopma biçimiyle ayrıldığıyla değerlendirilmelidir.
PP PE yapıştırma neden standart plastik uygulamasından farklıdır?
PP PE yapıştırma, standart sert plastik bağlantılarından farklı bir yüzey yaklaşımı gerektirir. Polipropilen ve polietilen kimyasal olarak düşük yüzey enerjisine sahip oldukları için standart epoksi yapıştırıcıların aderansı sınırlı kalabilir.
Bu nedenle PP veya PE parçada ilk yapılması gereken yalnızca zımparalama değildir.
Mekanik pürüzlendirme yüzey alanını artırabilir fakat yüzey kimyasını tek başına yeterince değiştirmeyebilir.
Parça hâlâ düşük yüzey enerjisine sahip olabilir.
Bazı endüstriyel uygulamalarda yüzey aktivasyonu uygulanır.
Plazma işlemi değerlendirilebilir.
Corona işlemi kullanılabilir.
Kontrollü alev aktivasyonu bazı proseslerde değerlendirilebilir.
Ürüne ve yüzeye uygun özel primer sistemi kullanılabilir.
Bu yöntemlerin amacı yalnızca yüzeyi pürüzlü hale getirmek değil, yapıştırıcının yüzeyi daha iyi ıslatabilmesi için yüzey karakterini değiştirmektir.
Ancak aktivasyon uygulandığı için bütün epoksilerin otomatik olarak uygun hale geleceği de düşünülmemelidir.
Aktivasyon sonrası gerçek yapıştırıcıyla test yapılmalıdır.
Özellikle seri üretimde yüzey aktivasyonu ile yapıştırma arasındaki bekleme süresi de kontrol edilmelidir. Bazı aktif yüzeyler zaman içerisinde başlangıç karakterine doğru geri dönebilir. Bu nedenle parçayı aktive edip günler sonra yapıştırmak ile aktivasyondan kısa süre sonra yapıştırmak aynı sonucu vermeyebilir.
Araldite plastik yapıştırma için hangi yüzey temizliği gerekir?
Araldite plastik yapıştırma işleminde yüzey temizliği metal uygulamalarındaki kadar önemlidir ancak kullanılacak temizlik yöntemi plastiğe zarar vermemelidir.
Plastik parçada şu tür kirleticiler bulunabilir:
Kalıp ayırıcı.
Parmak izi.
Yağ.
Makine bakım sıvıları.
Toz.
Polisaj kalıntıları.
Etiket yapıştırıcısı.
Üretim katkılarının yüzeye göç etmiş kalıntıları.
Bu maddeler epoksinin polimerle doğrudan temasını engelleyebilir.
Plastiklerde uygun bir yağ alma maddesi kullanılmalıdır. Araldite 2011 teknik yaklaşımında plastikler için izopropanol gibi uygun bir yağ alma yönteminin değerlendirilebileceği belirtilmektedir.
Ancak bütün plastiklerin aynı solvente dayanıklı olduğu varsayılmamalıdır.
Bazı plastikler solvent nedeniyle çatlayabilir.
Matlaşabilir.
Gerilim çatlağı meydana getirebilir.
Yüzey şekli değişebilir.
Bu nedenle temizleme kimyasalı gerçek plastik üzerinde denenmelidir.
Benzin, boya inceltici gibi kontrolsüz ürünlerin yapıştırma yüzeyi hazırlığı amacıyla kullanılması doğru değildir.
Amaç yalnızca kiri görünmez hale getirmek değil, yüzeyde yapıştırmayı engelleyecek film bırakmadan temiz bir substrat elde etmektir.
Mekanik pürüzlendirme plastiklerde nasıl uygulanmalıdır?
Mekanik pürüzlendirme birçok sert plastikte aderans hazırlığının parçası olabilir ancak kontrollü yapılmalıdır.
Aşırı zımparalama plastik üzerinde derin çizikler oluşturabilir.
İnce parçada geometrik bozulmaya neden olabilir.
Fiber takviyeli plastiklerde takviye lifleri gereksiz yere açığa çıkabilir.
Yumuşak termoplastiklerde yüzey ısınarak sürtünme nedeniyle farklı bir yapı meydana getirebilir.
Bu nedenle amaç yüzeyi mümkün olduğunca kaba yapmak değildir.
Amaç zayıf ve kirli üst tabakayı kontrol altına alıp yapıştırıcıya uygun, tekrar edilebilir bir yüzey oluşturmaktır.
Pürüzlendirme sonrasında oluşan toz mutlaka temizlenmelidir.
Aksi halde epoksi plastik yerine serbest plastik tozuna yapışır.
PP ve PE tarafında ise mekanik pürüzlendirme tek başına güvenilir çözüm olarak kabul edilmemelidir.
Çünkü temel sorun yalnızca yüzey düzgünlüğü değildir; malzemenin yüzey enerjisidir.
Bu yüzden PP PE yapıştırma prosesinde pürüzlendirme uygulanacaksa yüzey aktivasyonu veya uygun yapıştırıcı/primer sistemiyle birlikte değerlendirilmesi daha doğru olur.
Araldite plastik yapıştırma sırasında ürün seçimi nasıl yapılmalıdır?
Araldite plastik yapıştırma için ürün seçerken yapıştırıcının yalnızca “plastiklere uygun” olarak tanımlanması yeterli değildir. Gerçek polimer, mekanik yük ve çalışma ortamı birlikte değerlendirilmelidir.
ABS gibi sert mühendislik plastikleriyle kullanılan ürün ile işlem görmemiş PP yüzey için gereken çözüm aynı olmayabilir.
Bağlantının rijitliği de önemlidir.
İki sert plastik sabit bir gövde içerisinde birleştirilecekse daha rijit epoksi değerlendirilebilir.
Plastik termal değişim altında belirgin hareket gösteriyorsa çok yüksek modüllü bağlantı farklı gerilimler oluşturabilir.
Titreşim varsa ürünün darbe ve soyulma davranışı önem kazanır.
Kimyasal maruziyet varsa epoksinin ve plastiğin aynı kimyasala karşı dayanımı değerlendirilmelidir.
Sıcaklık da kritik parametredir.
Epoksi +100 °C ortamda çalışabiliyor olsa bile plastik 70 °C’de mekanik özelliklerini kaybedebilir.
Bu yüzden yapıştırıcının sıcaklık değerine bakıp bütün assembly için aynı sınırı kullanmak doğru değildir.
Endüstri Teknik açısından doğru ürün seçimi, yapıştırıcının ve substratın birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır.
Düşük yüzey enerjili plastik nasıl tanınır?
Düşük yüzey enerjili plastik her zaman görsel olarak anlaşılmaz.
PP parça ile ABS parça aynı renk ve yüzey dokusunda üretilebilir.
Bu nedenle parçanın üzerindeki malzeme işaretleri önemli olabilir.
Üretim çizimi kontrol edilebilir.
Hammadde sertifikası incelenebilir.
Tedarikçiden polimer türü doğrulanabilir.
Malzeme bilinmiyorsa yapıştırıcı seçimi tahmine bırakılmamalıdır.
Basit yapışma denemeleri ön fikir verebilir ancak gerçek kimlik analizinin yerine geçmez.
Örneğin epoksi yüzeyden çok kolay ve tamamen temiz ayrılıyorsa düşük yüzey enerjisi veya kontaminasyon ihtimali düşünülmelidir.
Ancak aynı belirti yüzeyde kalıp ayırıcı bulunduğunda da görülebilir.
Bu nedenle yalnızca kopma davranışına bakarak “bu PP’dir” sonucuna varmak doğru değildir.
Asıl amaç mümkün olduğunca malzeme kimliğini baştan bilmektir.
PP PE yapıştırma için primer yeterli midir?
Her zaman değil.
PP PE yapıştırma için uygun bir primer aderansı iyileştirebilir ancak primer kullanımı sonuç garantisi olarak değerlendirilmemelidir.
Primer üç sistem arasında köprü oluşturur:
Plastik yüzey.
Primer tabakası.
Yapıştırıcı.
Bu nedenle primerin hem PP/PE yüzeyine hem kullanılacak yapıştırıcıya uygun olması gerekir.
Rastgele silikon primeri veya metal primeri kullanmak doğru değildir.
Primer çok kalın uygulanırsa kendi içerisinde zayıf bir tabaka oluşturabilir.
Yeterince kurumadan epoksi uygulanırsa bağlantı etkilenebilir.
Primer yüzey aktivasyonunun yerine geçmeyebilir.
Bazı sistemlerde aktivasyon + primer gerekebilir.
Bazılarında PP/PE için özel tasarlanmış yapıştırıcı teknolojisi daha uygun olabilir.
Bu yüzden işlem görmemiş polipropilen veya polietilen bağlantısında standart epoksiye yalnızca herhangi bir primer ekleyip yapısal performans beklemek doğru teknik yaklaşım değildir.
Ürün üreticisinin plastik uygunluğu kontrol edilmeli ve numune testi yapılmalıdır.
PP ve PE neden otomotivde önemli bir örnektir?
PP özellikle otomotiv ve çeşitli endüstriyel plastik parçalarda yaygın kullanılır.
Hafiftir.
Kimyasal dayanımı iyidir.
Üretimi ekonomiktir.
Ancak düşük yüzey enerjisi yapıştırma prosesini zorlaştırabilir.
PE de tank, kap, muhafaza, koruyucu komponent ve farklı teknik parçalarda yaygındır.
Bu malzemelerin kaynak yöntemleri veya mekanik bağlantıları bazı uygulamalarda tercih edilebilir.
Yapıştırma gerekiyorsa yüzey aktivasyonu ve özel yapıştırıcı seçimi önem kazanır.
Bu nedenle “metal için çok güçlü olan epoksi PP üzerinde de çok güçlü olur” düşüncesi doğru değildir.
Bir yapıştırıcının çelik üzerinde 25 MPa kesme dayanımı göstermesi, işlem görmemiş PP üzerinde benzer performans vereceği anlamına gelmez.
Substrat-yapıştırıcı arayüzü tamamen farklıdır.
Plastik-plastik ve plastik-metal bağlantısı aynı mıdır?
Hayır.
Plastik-plastik bağlantıda iki yüzeyin termal ve mekanik davranışları birbirine yakın olabilir.
Plastik-metal bağlantıda ise önemli farklılıklar oluşabilir.
Metal çoğu zaman daha rijittir.
Plastik sıcaklıkla daha fazla boyutsal değişim gösterebilir.
Bu durumda epoksi hattı iki farklı malzemenin arasında gerilim taşır.
Özellikle büyük yapıştırma alanlarında bu fark daha belirgin hale gelir.
Örneğin uzun PP panel ile metal braket arasında sıcaklık değişimi olduğunda toplam hareket küçük bir parçaya göre daha yüksek olabilir.
Bu nedenle bağlantı geometrisi yapıştırıcı kadar önemlidir.
Geniş bindirme alanı oluşturmak.
Keskin gerilim noktalarını azaltmak.
Soyulma yükünü sınırlamak.
Uygun bond line kalınlığı sağlamak.
Bu tasarım yaklaşımı bağlantının uzun vadeli davranışını etkiler.
Plastik yapıştırmada bond line nasıl planlanmalıdır?
Bond line, iki parça arasında kalan gerçek yapıştırıcı kalınlığıdır.
Yapıştırıcı hattının tamamen dışarı sıkılması doğru değildir.
Gereksiz kalın epoksi tabakası oluşturmak da her zaman doğru değildir.
Plastik parçalar metal parçalara göre daha kolay esneyebilir.
Fikstürleme sırasında aşırı clamp kuvveti parçayı deforme edebilir.
Parça fikstürden çıkarıldığında eski şekline dönmeye çalışarak henüz kürlenmemiş veya kısmen kürlenmiş yapıştırıcı hattına yük uygulayabilir.
Bu nedenle plastik bağlantıda fikstürleme yalnızca iki yüzeyi güçlü biçimde sıkmak anlamına gelmez.
Parçanın doğal geometrisini korumak gerekir.
Özellikle ince enjeksiyon parçalarında lokal baskı izleri ve deformasyon engellenmelidir.
İlk numunelerde bağlantı sökülerek veya kesit alınarak epoksi dağılımının incelenmesi faydalı olabilir.
Araldite plastik yapıştırma testinde ne kontrol edilmelidir?
Araldite plastik yapıştırma prosesi doğrulanırken yalnızca parçanın elle çekildiğinde ayrılmamasına bakmak yeterli değildir.
Kopma biçimi incelenmelidir.
Epoksi plastikten tamamen temiz mi ayrılıyor?
Plastik yüzeyde epoksi kalıyor mu?
Yapıştırıcı kendi içerisinde mi kırılıyor?
Plastiğin yüzey tabakası mı kopuyor?
Bu gözlemler aderansın niteliği hakkında önemli bilgi verir.
Özellikle PP veya PE üzerinde standart epoksi temiz bir film halinde ayrılıyorsa arayüz aderansının yetersiz olabileceği düşünülmelidir.
Yüzey aktivasyonu sonrası aynı test tekrarlanabilir.
Farklı primer sistemi karşılaştırılabilir.
Farklı yapıştırıcı teknolojileri denenebilir.
Ancak testler karşılaştırılırken diğer koşullar aynı tutulmalıdır.
Yüzey temizliği değişmemeli.
Bond line benzer olmalı.
Kür süresi aynı olmalı.
Çekme veya soyma yöntemi mümkün olduğunca aynı şekilde uygulanmalıdır.
Bu yaklaşım değişikliğin gerçekten hangi parametreden kaynaklandığını anlamayı sağlar.
Düşük yüzey enerjili plastik için yüzey aktivasyonu nasıl kontrol edilir?
Yüzey aktivasyonundan sonra plastiğin yapışabilirlik karakteri değişebilir.
Ancak prosesin çalıştığını yalnızca aktivasyon cihazının açık olmasıyla doğrulamak yeterli değildir.
Seri üretimde işlem parametreleri takip edilmelidir.
Uygulama mesafesi.
Hız.
Enerji seviyesi.
Parça yüzeyine erişim.
Aktivasyon ile yapıştırma arasındaki süre.
Bunlar proses değişkenleridir.
Geometrisi karmaşık plastik parçalarda yüzeyin bir bölgesi iyi aktive edilirken girintili başka bir bölge yeterli işlem görmeyebilir.
Bu durumda epoksi bağlantısının yalnızca belirli alanlarda ayrılması mümkündür.
Aktivasyon prosesinden sonra yapışma testinin periyodik olarak tekrarlanması üretimde güvenilirlik sağlayabilir.
Özellikle düşük yüzey enerjili plastik yüzeylerde bu kontrol kritik hale gelir.
PP PE yapıştırma yerine mekanik bağlantı ne zaman düşünülmelidir?
Her plastik parça mutlaka yapıştırılmak zorunda değildir.
PP veya PE bağlantısında gereken yüzey hazırlığı üretim için gereğinden karmaşık hale geliyorsa farklı bağlantı yöntemleri değerlendirilebilir.
Plastik kaynak yöntemleri.
Mekanik klips.
Vida.
Insert.
Geometrik kilitleme.
Bunlar tasarımın izin verdiği durumlarda alternatif olabilir.
Yapıştırıcının kullanılmasının amacı montajı gerçekten iyileştirmelidir.
Eğer yapısal bağlantının güvenilirliğini sağlayabilmek için çok karmaşık yüzey aktivasyonu gerekiyor ve proses kontrolü üretim ortamında sürdürülemiyorsa mekanik tasarım daha güvenilir olabilir.
Buna karşılık düzgün kontrol edilen seri üretimde yapıştırma, yüzeyde delik açılmasını azaltabilir, yük dağılımını genişletebilir ve estetik montaja katkı sağlayabilir.
Bu nedenle karar yalnızca yapıştırıcı fiyatıyla verilmemelidir.
Toplam proses değerlendirilmelidir.
Plastiklerde kimyasal dayanım nasıl ele alınmalıdır?
Epoksi belirli solventlere veya yağlara direnç gösterebilir ancak plastik substrat aynı kimyasal karşısında zarar görebilir.
Bu durum genellikle gözden kaçırılır.
Örneğin temizleme kimyasalı epoksi için sorun olmayabilir fakat plastik üzerinde gerilim çatlağı oluşturabilir.
Servis ortamındaki solvent plastiği şişirebilir.
Yakıt plastik yüzey özelliklerini değiştirebilir.
Bu nedenle kimyasal dayanım değerlendirmesinde iki ayrı malzeme vardır:
Yapıştırıcı.
Plastik.
Metal-plastik bağlantıda üçüncü malzeme olarak metal kaplaması da devreye girebilir.
Sistem performansı en zayıf malzeme tarafından sınırlandırılır.
Bu nedenle agresif ortamda çalışacak plastik bağlantılar gerçek servis kimyasalıyla test edilmelidir.
Sıcaklık değişimi PP ve PE bağlantısını nasıl etkiler?
PP ve PE, metallerden farklı termal genleşme davranışı gösterebilir.
Sıcaklık yükseldiğinde plastik parçanın boyutu daha fazla değişebilir.
Eğer karşı yüzey metal veya kompozitse yapıştırıcı hattı iki farklı hareketin arasında kalır.
Bağlantı küçükse toplam hareket sınırlı olabilir.
Geniş panelde ise fark büyür.
Bu nedenle PP PE yapıştırma bağlantısı yalnızca oda sıcaklığında çekme testiyle doğrulanmamalıdır.
Gerçek uygulama sıcaklık çevrimine maruz kalıyorsa yaşlandırma veya çevrim testi değerlendirilebilir.
Aynı zamanda plastik sıcaklık yükseldiğinde rijitliğini kaybedebilir.
Bu nedenle yapıştırıcı güçlü kalırken substrat deformasyona uğrayabilir.
Yapısal değerlendirme bütün assembly üzerinden yapılmalıdır.
Seri üretimde plastik yapıştırma nasıl standardize edilir?
Plastik yapıştırmada üretim standardı oluşturmak ürün seçimi kadar önemlidir.
Malzeme kodu kontrol edilmelidir.
Temizlik prosedürü sabitlenmelidir.
Kullanılacak bez veya temizleme ekipmanı tanımlanabilir.
Mekanik hazırlık gerekiyorsa aşındırıcı standardı belirlenebilir.
Yüzey aktivasyonu varsa parametreleri kayıt altına alınabilir.
Primer kullanılıyorsa miktar ve bekleme süresi tanımlanabilir.
Epoksi karışım oranı kontrol edilmelidir.
Dozaj miktarı standardize edilmelidir.
Fikstürleme süresi ve tam kür koşulları belirlenmelidir.
Bu yaklaşım özellikle PP ve PE parçalarında önemlidir.
Çünkü prosesin bir adımının eksik yapılması aderansın ciddi biçimde düşmesine neden olabilir.
İlk parçaların başarılı olması prosesin sürekli başarılı olacağını garanti etmez.
Periyodik yapışma kontrolü yapılmalıdır.
Plastik yapıştırmada sık yapılan hatalar
İlk hata plastik türünü doğrulamadan yapıştırıcı seçmektir.
İkinci hata bütün sert plastiklerin standart epoksiyle aynı şekilde yapışacağını düşünmektir.
Üçüncü hata PP ve PE’yi ABS veya polikarbonat gibi değerlendirmektir.
Dördüncü hata düşük yüzey enerjili plastik üzerinde yalnızca zımparalama yaparak sorunun çözüleceğini varsaymaktır.
Beşinci hata kalıp ayırıcı kalıntısını göz ardı etmektir.
Altıncı hata plastiğe zarar verebilecek temizleme kimyasalı kullanmaktır.
Yedinci hata primerin her plastik için aynı olduğunu düşünmektir.
Sekizinci hata yüzey aktivasyonu ile yapıştırma arasında kontrolsüz uzun süre bırakmaktır.
Dokuzuncu hata metalde yüksek dayanım gösteren epoksinin PP’de de aynı sonucu vereceğini varsaymaktır.
Onuncu hata numune testi yapılmadan kritik üretime geçmektir.
Bu hataların büyük bölümü ürün değişikliğinden önce plastik yüzeyin doğru tanımlanmasıyla önlenebilir.
Araldite plastik yapıştırma için Endüstri Teknik yaklaşımı
Araldite plastik yapıştırma değerlendirmesinde Endüstri Teknik, yalnızca “epoksi plastik tutar mı?” sorusuyla ilerlemez. İlk olarak plastiğin gerçek türü belirlenmelidir.
ABS mi?
Polikarbonat mı?
Poliamid mi?
PP mi?
PE mi?
Fiber takviyeli plastik mi?
Yüzeyde kalıp ayırıcı bulunuyor mu?
Plastik-metal bağlantısı mı yapılacak?
Bağlantı titreşim görecek mi?
Sıcaklık değişecek mi?
Kimyasal maruziyet var mı?
Bu sorular doğru prosesin temelini oluşturur.
Özellikle PP ve PE gibi yüzeylerde standart yapısal epoksinin işlem görmemiş plastik üzerinde yeterli aderans göstereceği varsayılmamalıdır. Uygun yüzey aktivasyonu, primer veya farklı yapıştırıcı teknolojisi teknik olarak değerlendirilmelidir.
Endüstri Teknik’in 1961 yılından bu yana sürdürdüğü sanayi odaklı yaklaşım, yapıştırıcı seçiminde ürünün yalnızca katalogdaki mukavemet değerine değil, substratın yüzey kimyasına da bakılmasına dayanır.
Doğru plastik tanımı, kontrollü yüzey hazırlığı ve gerçek komponent üzerinde yapılan test bir araya geldiğinde Araldite plastik yapıştırma prosesi daha güvenilir biçimde planlanabilir. Özellikle düşük yüzey enerjili plastik ve PP PE yapıştırma uygulamalarında ön test, üretime geçmeden önce yapılması gereken temel teknik doğrulamalardan biri olarak değerlendirilmelidir.
İletişim
Endüstri Teknik Ltd. Şti.
Adres: Aşağı Yahyalar Mah. 995/1. Sokak No:5 (7. Kat) D:27 (Ofis Anadolu) Yenimahalle / Ankara
Telefon: 0312 925 54 74
Faks: 0312 925 64 84
E-posta: info@endustriteknik.com
Sert plastik, PP, PE, plastik-metal veya farklı mühendislik plastiklerinin yapıştırılmasında uygun Araldite ürününün seçilmesi, yüzey aktivasyonu, primer ihtiyacı ve yapışma testlerinin planlanması konusunda uygulamanızın gerçek malzeme ve çalışma koşullarını Endüstri Teknik ile paylaşarak teknik değerlendirme alabilirsiniz.

