Epoksi nem dayanımı

Epoksi nem dayanımı, Endüstri Teknik açısından bir yapısal yapıştırıcının yalnızca suyla temas ettiğinde görünür biçimde bozulmaması değil; nem, sıcak su, yüksek bağıl nem ve uzun süreli çevresel maruziyet sonrasında bağlantının mekanik bütünlüğünü ve yüzey aderansını ne ölçüde koruduğunun değerlendirilmesidir. Araldite ürün ailesindeki çevresel dayanım verileri bu nedenle yalnızca başlangıçtaki bindirme kesme mukavemetine göre okunmamalıdır. Özellikle Araldite 2015-1 teknik verilerinde alüminyum bağlantıların 23 °C, 60 °C ve 90 °C su ortamlarında değerlendirilmesi ile 40 °C ve %92 bağıl nem koşulundaki tropikal yaşlandırma testlerinin yer alması, yapıştırılmış bağlantının sıcaklık ve nem birlikte etkinken nasıl davrandığının ayrıca incelendiğini gösterir. TDS Araldite 2015-1

Nemli ortam ile tamamen suya daldırılmış bağlantı aynı koşul değildir. Sıcak su ise oda sıcaklığındaki su maruziyetinden farklı değerlendirilmelidir. Aynı şekilde kısa süreli temas ile 30, 60 veya 90 günlük yaşlandırma testlerinin teknik anlamı aynı değildir. Bu nedenle araldite sıcak su değerlendirmesi yapılırken su sıcaklığı, maruziyet süresi, yüzey malzemesi, kür koşulu ve bağlantının test sırasında taşıdığı mekanik yük birlikte ele alınmalıdır.

Özellikle hidrotermal yaşlandırma, nem ile sıcaklığın aynı anda bağlantı üzerindeki uzun süreli etkisini anlamaya yönelik önemli bir yaklaşım oluşturur. Metal-metal, metal-kompozit veya boyalı metal bağlantılarda yalnızca epoksi gövdesi değil, yapıştırıcı ile yüzey arasındaki aderans bölgesi de çevresel etkinin bir parçasıdır.

Epoksi nem dayanımı neden kuru ortam performansından farklıdır?

Epoksi nem dayanımı değerlendirmesinde en önemli ayrımlardan biri, kuru laboratuvar koşulunda ölçülen başlangıç dayanımı ile uzun süreli nem maruziyeti sonrasındaki mekanik davranışın aynı şey olmadığının anlaşılmasıdır.

Yeni hazırlanmış bir yapıştırılmış numune belirli bir bindirme kesme dayanımı gösterebilir.

Aynı bağlantı aylar boyunca yüksek bağıl nem altında çalışabilir.

Başka bir bağlantı periyodik olarak su görebilir.

Bir diğeri sıcak suyla düzenli temasa maruz kalabilir.

Bu koşullar birbirinden farklı çevresel yükler oluşturur.

Genel epoksi davranışında nemin polimer yapı içerisine zamanla nüfuz etmesi, mekanik karakteri etkileyebilecek faktörlerden biri olarak değerlendirilir. Ancak gerçek bağlantının performansı yalnızca epoksinin su alıp almamasına bağlı değildir.

Yapıştırıcı-metal arayüzü önemlidir.

Yüzey hazırlığı önemlidir.

Varsa boya veya kaplama önemlidir.

Kompozitin yüzey reçinesi önemlidir.

Bond line geometrisi önemlidir.

Kür seviyesi önemlidir.

Bu nedenle nemli ortamda başarısız olmuş bir bağlantı için yalnızca “epoksi suya dayanmadı” sonucuna gitmek teknik olarak yetersiz olabilir.

Kopma yüzeyi incelenmelidir.

Epoksi metal üzerinde kalıyor mu?

Yüzeyden temiz mi ayrılıyor?

Boya epoksiyle birlikte mi kalkıyor?

Kompozit laminat mı ayrılıyor?

Bu sorular çevresel maruziyetin gerçek zayıf noktayı nasıl etkilediğini anlamaya yardımcı olur.

Suya dayanım ile yüksek neme dayanım aynı şey midir?

Hayır.

Suya tamamen daldırma testinde yapıştırılmış bağlantı sıvı suyla doğrudan ve sürekli temas eder.

Yüksek bağıl nem testinde ise bağlantı nemli atmosfer içerisinde çalışır.

Yoğuşma oluşması halinde yerel sıvı su teması da meydana gelebilir ancak test koşulu yine doğrudan daldırmadan farklıdır.

Araldite 2015-1 teknik verisinde bu iki yaklaşım ayrı ayrı ele alınmıştır. Suya daldırma bölümünde farklı sıvılarla birlikte 23 °C, 60 °C ve 90 °C’deki su ortamları gösterilirken, ayrıca 40 °C ve %92 bağıl nem koşulunda tropikal hava şartlandırması için 30, 60 ve 90 günlük sonuçların izlendiği ayrı bir bölüm bulunmaktadır. TDS Araldite 2015-1

Bu ayrım gerçek uygulamalara da taşınmalıdır.

Bir dış ortam paneli yüksek neme maruz kalabilir fakat sürekli su içerisinde çalışmaz.

Denizcilik ekipmanında sıçrama ve yoğun nem birlikte olabilir.

Bir proses tankının içerisindeki bağlantı sürekli daldırma görebilir.

Sıcak su devresinin yakınındaki bağlantı hem sıcaklık hem nem etkisi yaşayabilir.

Ürün seçimi bu gerçek koşula göre yapılmalıdır.

Araldite 2014-2 su ve nem açısından nasıl konumlanır?

Araldite 2014-2 teknik verilerinde ürün iki bileşenli, yüksek dayanımlı ve tiksotropik epoksi pasta olarak tanımlanır. Ürünün temel özellikleri arasında yüksek sıcaklık direncinin yanında suya ve geniş bir kimyasal grubuna karşı yüksek direnç özellikle belirtilmektedir. Ayrıca agresif çalışma ortamlarının bulunduğu metal, elektronik komponent ve GRP bağlantıları için değerlendirildiği ifade edilir. ara2014-1

Bu ürün için yalnızca genel bir “suya dayanıklı” ifadesi bulunmaz.

Teknik değerlendirmelerde suya daldırma testleri de yer alır.

Alüminyum yüzeylerde hazırlanmış numunelerin 23 °C, 60 °C ve 90 °C su koşullarında değerlendirilmesi, sıcaklığın su maruziyetiyle birlikte ele alındığını gösterir. Aynı teknik içerikte 40 °C ve %92 bağıl nem altında tropikal yaşlandırma testleri de bulunmaktadır.

Bu veriler ürünün gerçek uygulamada bütün su koşullarında otomatik olarak aynı dayanımı göstereceği anlamına gelmez.

TDS test numunesi belirli bir yüzey hazırlığı, belirli kür şartı ve standart geometri kullanılarak hazırlanmıştır.

Gerçek üretimde ise boyalı çelik, paslanmaz, farklı alüminyum alaşımı, CFRP veya başka bir yüzey bulunabilir.

Bu nedenle ürün verisi teknik seçim için güçlü bir referanstır; gerçek bağlantının doğrulanmasının yerine geçmez.

Epoksi nem dayanımı sıcak su altında nasıl değerlendirilir?

Epoksi nem dayanımı sıcak su söz konusu olduğunda yalnızca suyun varlığına göre değil sıcaklığın etkisiyle birlikte değerlendirilmelidir. Sıcaklık yükseldikçe yapıştırıcının mekanik karakteri değişebilir ve nem/su etkisi oda sıcaklığındaki koşuldan farklı hale gelebilir.

Bu nedenle araldite sıcak su uygulamasında iki farklı soru sorulmalıdır.

Yapıştırıcı sıcaklık açısından uygun mu?

Bağlantı su maruziyeti açısından uygun mu?

Bunların ikisine ayrı ayrı olumlu cevap verilmesi de her zaman yeterli olmayabilir. Çünkü sıcak su iki koşulu aynı anda oluşturur.

Örneğin epoksi belirli bir yüksek sıcaklıkta kuru ortamda iyi mekanik dayanım gösterebilir.

Aynı epoksi oda sıcaklığındaki suya da dayanıklı olabilir.

Ancak yüksek sıcaklık + sürekli su kombinasyonu ayrıca değerlendirilmelidir.

Araldite 2015-1 ve Araldite 2014-2 teknik verilerinde suyun farklı sıcaklıklarda test edilmiş olması bu nedenle önemlidir. TDS’lerde 23 °C yanında 60 °C ve 90 °C su koşullarının ayrıca yer alması sıcak su maruziyetinin bağımsız bir değerlendirme konusu olduğunu gösterir.

Araldite sıcak su testi gerçek uygulamayı birebir temsil eder mi?

Her zaman değil.

Araldite sıcak su verisi standart veya kontrollü numune koşulunu gösterir.

Gerçek parçada farklı metal kullanılabilir.

Yüzey hazırlığı değişebilir.

Yapıştırıcı hattı daha kalın olabilir.

Bağlantı sürekli mekanik yük taşıyabilir.

Su içerisinde deterjan, tuz veya başka kimyasal bulunabilir.

Sıcaklık sabit değil çevrimsel olabilir.

Bunların tamamı gerçek ortamı TDS testinden farklı hale getirir.

Örneğin saf veya tanımlanmış test suyuyla 60 °C’de gerçekleştirilen değerlendirme ile kimyasal içeren endüstriyel yıkama sıvısı aynı koşul değildir.

Benzer şekilde sürekli 60 °C su ile 20–90 °C arasında tekrar tekrar değişen termal çevrim de aynı değildir.

Bu nedenle TDS sonucu “ürün bu sıcaklıktaki bütün sıvılara dayanır” şeklinde genellenmemelidir.

Gerçek proses sıvısının içeriği bilinmelidir.

Hidrotermal yaşlandırma ne demektir?

Hidrotermal yaşlandırma, sıcaklık ile nem veya su etkisinin uzun süre boyunca bir arada uygulanmasıyla bağlantının çevresel dayanıklılığının incelenmesidir.

Buradaki temel amaç yalnızca numuneyi ıslatmak değildir.

Zaman faktörü işin içine girer.

Bağlantının ilk günkü performansıyla haftalar veya aylar sonrasındaki davranışı karşılaştırılır.

Tropikal hava koşullandırması bu yaklaşımın bir örneğidir.

Araldite 2015-1 teknik verisinde 40 °C ve %92 bağıl nem koşulunda 30, 60 ve 90 günlük bindirme kesme davranışı izlenmiştir. Aynı şekilde Araldite 2014-2 için de 40 °C ve %92 bağıl nem koşulunda farklı yaşlandırma sürelerinin değerlendirildiği test bulunmaktadır.

Bu test yaklaşımı özellikle dış ortam, denizcilik, sıcak-nemli üretim tesisleri ve kapalı muhafaza içerisindeki yoğuşma riski bulunan sistemler için anlamlıdır.

Ancak tropikal yaşlandırma ile sıcak suya daldırma aynı test değildir.

İkisinin sonuçları kendi koşulları içerisinde yorumlanmalıdır.

Epoksi nem dayanımı hidrotermal yaşlandırmada neden önemlidir?

Epoksi nem dayanımı hidrotermal yaşlandırmada bağlantının yalnızca ilk mukavemetini değil zaman içerisinde çevresel etkiler altında performansını koruyabilmesini anlamaya yardımcı olur.

Bu özellikle yapısal bağlantılar için kritiktir.

Bir komponent üretimden çıktıktan hemen sonra başarılı test sonucu verebilir.

Fakat çalışma ortamı sürekli sıcak ve nemliyse gerçek kullanım ömründe daha farklı davranabilir.

Bu nedenle uzun süreli çevresel testler ilk günkü statik testlerden farklı bilgi sağlar.

Hidrotermal yaşlandırma sırasında üç ayrı bölge özellikle düşünülmelidir.

Epoksinin kendi gövdesi.

Epoksi-substrat arayüzü.

Substrat veya kaplama sistemi.

Örneğin boyalı metal bağlantıda epoksi kimyasal olarak kararlı kalabilir fakat boya-metal aderansı sıcak ve nemli ortamdan etkilenebilir.

CFRP bağlantıda kompozitin yüzey reçinesi farklı davranabilir.

Bu nedenle yaşlandırma sonrasında kopma modunun incelenmesi önemlidir.

Yüksek bağıl nem bağlantıya nasıl ulaşır?

Yapıştırılmış bağlantının kenarları çoğu zaman çevresel ortama açıktır.

Nem bu bölgelerden bağlantı sistemine etki edebilir.

Geniş bindirme alanında merkez bölge çevreden daha uzak olabilirken kenarlar daha doğrudan maruziyet görebilir.

Bu nedenle zaman faktörü önemlidir.

Kısa testte yalnızca dış kenarlar etkilenirken uzun süreli maruziyette çevresel etkinin bağlantı içerisindeki dağılımı farklı hale gelebilir.

Bağlantı tasarımındaki boşluklar veya düzensiz bond line bölgeleri de suyun ilerleyebileceği yollar oluşturabilir.

Bu nedenle yapıştırma geometrisi çevresel dayanıklılıktan ayrı düşünülemez.

Yoğuşma ile yüksek nem aynı şey midir?

Yüksek bağıl nem atmosferde yüksek miktarda su buharı bulunduğunu ifade eder.

Yoğuşma ise yüzey sıcaklığı uygun koşula geldiğinde bu buharın sıvı suya dönüşmesidir.

Bu nedenle elektronik muhafaza veya dış ortam sistemlerinde yüksek nemin yanında sıcaklık değişimi de önemlidir.

Soğuk metal yüzey üzerinde su damlacıkları oluşabilir.

Bağlantı bölgesi periyodik olarak ıslanıp kuruyabilir.

Bu koşul sürekli daldırmadan farklıdır.

Bu nedenle saha şartı yalnızca “%90 nem var” şeklinde tarif edilmemelidir.

Yoğuşma oluşuyor mu?

Bağlantının üzerinde su birikiyor mu?

Sistem tekrar kuruyor mu?

Sıcaklık çevrimi bulunuyor mu?

Bu sorular gerçek çevresel profili daha iyi tanımlar.

Yüzey hazırlığı nem dayanımını neden etkiler?

İyi hazırlanmış yüzey yalnızca başlangıç mukavemeti için önemli değildir.

Uzun süreli çevresel dayanıklılık açısından da kritik olabilir.

Metal üzerinde yağ kalmışsa bağlantı baştan zayıf arayüze sahiptir.

Aşındırma sonrası toz bırakılmışsa epoksi gerçek substrata tam bağlanmamış olabilir.

Boyalı metalde kaplama metal yüzeye zayıf tutunuyorsa nemli ortam zaman içerisinde bu zayıflığı daha görünür hale getirebilir.

Kompozit yüzeyde kalıp ayırıcı bulunması benzer bir başlangıç problemi yaratabilir.

Bu nedenle hidrotermal yaşlandırma testinden önce numunelerin gerçek üretim yüzey hazırlığıyla hazırlanması gerekir.

Laboratuvarda kusursuz hazırlanmış kupon ile seri üretimde kullanılan parça arasında yüzey açısından büyük fark varsa test sonucu sahayı temsil etmeyebilir.

Kür seviyesi su dayanımında neden önemlidir?

İki bileşenli epoksinin nihai yapısı kür reaksiyonuyla oluşur.

Yeterli kür süresi verilmeden bağlantıyı su veya yüksek neme maruz bırakmak, tam kürlenmiş ürünün gerçek performansını temsil etmeyebilir.

Bu nedenle çevresel teste başlamadan önce ilgili ürünün kür prosedürü tamamlanmalıdır.

Araldite 2015-1 TDS testlerinde numunelerin belirli kür koşullarında hazırlanıp daha sonra yaşlandırmaya alındığı açıkça görülür. Su ve tropikal hava testleri, yüzeyi hazırlanmış ve kontrollü şekilde kürlenmiş alüminyum bağlantılar üzerinde gerçekleştirilmiştir. TDS Araldite 2015-1

Bu yaklaşım üretimde de önemlidir.

Yapıştırıcı birkaç saat sonra parçaları birbirine tutuyor olabilir.

Ancak bu, sıcak suya veya yüksek nemli servise hemen alınabileceği anlamına gelmez.

Önce tanımlanan kür tamamlanmalıdır.

Sıcak su ve Tg ilişkisi nasıl düşünülmelidir?

Sıcak su uygulamasında yalnızca su dayanımı değil, epoksinin sıcaklığa bağlı mekanik davranışı da önemlidir.

Örneğin önceki teknik verilerde Araldite 2015-1 için 1 saat 80 °C kür sonrasında yaklaşık 78 °C Tg değeri DMA yöntemiyle verilmiştir. TDS Araldite 2015-1

Tg doğrudan sıcak su dayanımı değildir.

Ancak yapıştırıcının sıcaklık yükseldikçe mekanik karakterinin değişebileceğini anlamak açısından önemlidir.

Bu nedenle 90 °C su testi ile 23 °C su testi aynı mekanik koşulu temsil etmez.

Yüksek sıcaklıkta epoksinin rijitliği değişebilir.

Aynı zamanda su maruziyeti devam eder.

Dolayısıyla iki etki bir aradadır.

Bu nedenle yüksek sıcaklıkta çalışan yapıştırılmış sistemlerde yalnızca “suya dayanıklı” veya yalnızca “yüksek sıcaklığa dayanıklı” ifadelerinin ayrı ayrı kontrol edilmesi yeterli olmayabilir.

Metal-metal bağlantılar nem altında nasıl değerlendirilmelidir?

Metal-metal bağlantıda epoksi iki metal yüzey arasında bulunur.

Metal türü çevresel dayanıklılık açısından önemlidir.

Alüminyum.

Çelik.

Paslanmaz çelik.

Galvanizli yüzey.

Bunların her biri farklı yüzey kimyasına sahiptir.

Kaplama varsa sistem daha da karmaşık hale gelir.

Nem bağlantının kenarlarından içeri doğru etki ederken metal yüzey veya kaplama da çevresel koşuldan etkilenebilir.

Bu nedenle yaşlandırma sonrası kopma yüzeyi incelenmelidir.

Epoksi metalden temiz ayrılmışsa arayüz araştırılır.

Epoksi kendi içerisinde kırılıyorsa farklı bir mekanizma söz konusu olabilir.

Kaplama metalden ayrılmışsa epoksinin su dayanımından önce kaplama sistemi değerlendirilmelidir.

Kompozit bağlantıda sıcak ve nemli ortam ne ifade eder?

GRP ve CFRP gibi kompozitlerde epoksi yapıştırıcı yalnızca yüzey reçinesine bağlanır.

Kompozitin kendi laminat yapısı da çevresel koşulların parçasıdır.

Bu nedenle toklaştırılmış ve hava koşullarına dirençli Araldite 2015-1’in GRP ve SMC bağlantıları için özellikle tanımlanmış olması önemlidir. Ürün teknik karakterinde dış hava koşullarına direnç ve farklı substratlara uygunluk vurgulanmaktadır. TDS Araldite 2015-1 (1)(2)

Buna rağmen gerçek kompozit yüzey test edilmelidir.

Reçine sistemi değişebilir.

Peel ply kullanılmış olabilir.

Kalıp ayırıcı kalıntısı bulunabilir.

Laminatın yüzey tabakası yapıştırıcıdan önce başarısız olabilir.

Bu nedenle araldite sıcak su veya yüksek nem uygulamasında epoksinin yanında kompozit yüzey de değerlendirilmelidir.

Boyalı metalde hidrotermal yaşlandırma neden daha karmaşıktır?

Boyalı metal bağlantısında üç farklı katman vardır.

Metal.

Boya veya kaplama.

Yapıştırıcı.

Nem ve sıcaklık bu üç tabakanın tamamını etkileyebilir.

Epoksi boya üzerinde güçlü kalabilir.

Fakat boya metal yüzeyden ayrılabilir.

Boya kendi içerisinde yumuşayabilir veya kohezif olarak ayrılabilir.

Bu nedenle yaşlandırma sonrasında bağlantının hangi arayüzden koptuğu özellikle önemlidir.

Boya epoksi üzerinde kalıyorsa fakat metal çıplak hale gelmişse kaplama-metal aderansı araştırılmalıdır.

Boya metalde kalıyor ve epoksi temiz ayrılıyorsa yapıştırıcı-kaplama arayüzü değerlendirilmelidir.

Bu tip analizler sıcak ve nemli ortamda gerçek zayıf halkayı belirlemeye yardımcı olur.

Epoksi nem dayanımı kalite kontrolünde nasıl doğrulanır?

Epoksi nem dayanımı kalite kontrolünde yalnızca parçanın su altında bekletilip daha sonra elle çekilmesi yeterli değildir. Test koşulları mümkün olduğunca tanımlı ve karşılaştırılabilir olmalıdır.

Gerçek substrat kullanılmalıdır.

Seri üretimdeki yüzey hazırlığı uygulanmalıdır.

Aynı yapıştırıcı lotu veya izlenebilir ürün kullanılmalıdır.

Doğru karışım oranı korunmalıdır.

Bond line mümkün olduğunca aynı tutulmalıdır.

Kür prosedürü tamamlanmalıdır.

Daha sonra referans numuneler ile çevresel yaşlandırmaya alınan numuneler karşılaştırılabilir.

TDS yaklaşımı örnek alınırsa 30, 60 ve 90 günlük periyotlarla mekanik performans izlenebilir. Araldite 2015-1 için 40 °C ve %92 bağıl nem altında bu tür kademeli değerlendirme açıkça bulunmaktadır. TDS Araldite 2015-1

Burada amaç belirli bir projeye otomatik olarak aynı 30-60-90 günlük programı zorunlu kılmak değildir.

Proje şartı farklı olabilir.

Ancak zaman içerisinde performansın izlenmesi gerektiğini gösteren iyi bir yöntemdir.

Hidrotermal yaşlandırma sonrası kopma analizi nasıl yapılmalıdır?

Hidrotermal yaşlandırma tamamlandıktan sonra yalnızca maksimum test kuvveti ölçülmemelidir.

Kopma modu da kaydedilmelidir.

Başlangıç numunesi kohezif kırılmış olabilir.

Yaşlandırılmış numune adezif kırılmaya dönmüş olabilir.

Bu değişim arayüzün çevresel etkiden etkilendiğine işaret edebilir.

Boyalı metalde boya-metal ayrılması artmış olabilir.

CFRP’de yüzey reçinesi farklı davranabilir.

Bu nedenle iki kırık yüzey birlikte fotoğraflanmalı ve karşılaştırılmalıdır.

Aynı ürün için farklı yüzey hazırlıkları test edilirse hangi yöntemin uzun süreli nem altında daha kararlı olduğu da görülebilir.

Araldite sıcak su uygulamasında mekanik yük neden önemlidir?

Araldite sıcak su koşulundaki bağlantı gerçek kullanım sırasında mekanik yük taşıyabilir.

Bu durum yalnızca sıcak suya bırakılmış yüksüz laboratuvar numunesinden farklıdır.

Bağlantı kesme yükü taşıyor olabilir.

Sürekli çekme bulunabilir.

Titreşim olabilir.

Parçalar sıcaklık nedeniyle farklı miktarda genleşebilir.

Bu nedenle kritik sistemlerde sıcak su ve mekanik yük birlikte düşünülmelidir.

Özellikle farklı malzemelerin birleştirildiği sistemlerde termal genleşme farkı, suyun kendisinden bağımsız olarak ek gerilim oluşturabilir.

Metal ile plastik.

Metal ile CFRP.

Alüminyum ile paslanmaz.

Bu bağlantılarda gerçek servis doğrulaması daha önemlidir.

Sürekli sıcak su ile termal çevrim aynı şey midir?

Hayır.

Sürekli 60 °C su içerisinde çalışan bağlantı bir tür sabit hidrotermal koşuldur.

Bağlantının 20 °C ile 90 °C arasında tekrar tekrar gidip gelmesi ise termal çevrim oluşturur.

Termal çevrim sırasında parçalar sürekli genleşip daralır.

Farklı substratlar farklı miktarda hareket ediyorsa yapıştırıcı hattı tekrar eden mekanik yük görür.

Dolayısıyla termal çevrim su maruziyetine ek olarak yorulma benzeri mekanik etkiler oluşturabilir.

Bu nedenle servis koşulu gerçekten çevrimliyse sabit sıcaklık testi tek başına yeterli olmayabilir.

Bağlantının kenar geometrisi nem performansını etkiler mi?

Bağlantı kenarları çevresel ortamla doğrudan temas eden bölgelerdir.

Düzgün olmayan yapıştırıcı hattı.

Hava boşlukları.

Yetersiz yüzey ıslanması.

Kaplama hasarı.

Bunların tamamı kenar bölgesinde çevresel etkinin ilerleyebileceği zayıf noktalar oluşturabilir.

Bu nedenle iyi bond line kontrolü yalnızca yüksek ilk mekanik dayanım için değil uzun süreli çevresel güvenilirlik açısından da önemlidir.

Geniş bindirme bağlantısında merkez bölge yüzeyden daha uzakta olabilir ancak kenardaki başlangıç hasarı zamanla ilerleyebilir.

Bu yüzden üretimde kenar taşmaları ve yapıştırıcı sürekliliği kontrol edilmelidir.

Nem dayanımında sık yapılan hatalar

En sık yapılan hatalardan biri “suya dayanıklı” ifadesini bütün sıcaklıklarda ve sınırsız süre dayanım şeklinde yorumlamaktır. Yüksek bağıl nem ile sürekli suya daldırmayı aynı kabul etmek, 23 °C su sonucunu 90 °C sıcak suya doğrudan taşımak, tam kür tamamlanmadan bağlantıyı çevresel teste almak ve gerçek yüzey hazırlığını laboratuvar numunesinde temsil etmemek diğer önemli hatalardır.

Benzer şekilde epoksi sağlam kaldığı için bağlantının tamamının başarılı olduğunu düşünmek doğru değildir.

Boya veya kaplama etkilenebilir.

Substrat zarar görebilir.

Yüzey aderansı değişebilir.

Bu nedenle çevresel değerlendirme sistem yaklaşımı gerektirir.

Endüstri Teknik ile nem ve sıcak su koşullarının değerlendirilmesi

Endüstri Teknik’in 1961 yılından bu yana sürdürdüğü sanayi odaklı yaklaşımda yapısal epoksi seçimi yalnızca başlangıç dayanımına göre yapılmaz. Çalışma ortamındaki nem ve sıcaklık da bağlantının gerçek kullanım koşullarının bir parçasıdır.

Bağlantı yüksek bağıl nem altında mı?

Yoğuşma oluşuyor mu?

Sürekli su içerisinde mi?

Su sıcak mı?

Sıcaklık sabit mi yoksa çevrimli mi?

Substrat metal mi?

Kompozit mi?

Boyalı mı?

Bağlantı aynı anda mekanik yük taşıyor mu?

Bu sorular uygun Araldite sisteminin ve doğrulama yönteminin belirlenmesine yardımcı olur.

Araldite 2014-2’nin suya ve çeşitli kimyasallara karşı güçlü direnç odağı ile Araldite 2015-1’in farklı sıcaklıklardaki su ve 40 °C/%92 bağıl nem koşullarındaki çevresel testleri, nem-sıcaklık kombinasyonunun yapıştırıcı seçiminde neden ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.

Bu nedenle Epoksi nem dayanımı; doğru ürün, doğru yüzey hazırlığı, tam kür, kontrollü bond line ve gerçek kullanım şartlarını temsil eden hidrotermal yaşlandırma testleri birlikte ele alındığında anlamlı bir mühendislik kriterine dönüşür.

İletişim

Endüstri Teknik Ltd. Şti.

Adres: Aşağı Yahyalar Mah. 995/1. Sokak No:5 (7. Kat) D:27 (Ofis Anadolu) Yenimahalle / Ankara

Telefon: 0312 925 54 74

Faks: 0312 925 64 84

E-posta: info@endustriteknik.com

Araldite yapısal epoksilerinde sıcak su, yüksek bağıl nem, yoğuşma, dış ortam ve uzun süreli hidrotermal yaşlandırma koşullarının değerlendirilmesi için uygulamanızın gerçek malzeme, sıcaklık ve maruziyet şartlarını Endüstri Teknik ile paylaşarak teknik değerlendirme alabilirsiniz.