Grafit yağlayıcı

Grafit yağlayıcı, Endüstri Teknik tarafından yüksek sıcaklık, ağır yük, düşük hız ve metal yüzeyler arasında kalıcı ayırıcı tabaka gerektiren uygulamalarda değerlendirilen özel yağlama çözümlerinden biridir. Grafit, karbon atomlarının tabakalı kristal düzen içinde bir araya gelmesiyle oluşan katı bir malzemedir. Bu tabakaların birbirinin üzerinden görece kolay hareket edebilmesi, grafitin sürtünmeyi azaltan bir bileşen olarak yağlama ürünlerinde kullanılmasını mümkün kılar.

Endüstriyel yağlama söz konusu olduğunda grafitin yalnızca siyah renkli bir katkı maddesi olduğu düşünülmemelidir. Malzemenin katmanlı yapısı, yüksek yüzey basıncı altında metal-metal temasını sınırlandırabilir ve sıvı yağ filminin zayıfladığı koşullarda yüzeylerin korunmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte bir ürünün grafit içermesi, onun her sıcaklıkta, her metalde veya her hareketli sistemde kullanılabileceği anlamına gelmez.

grafit yağlayıcı seçilirken uygulamanın çalışma sıcaklığı, ortam atmosferi, hareket hızı, yüzey yükü, elektriksel iletkenlik beklentisi ve bakım sırasında parçaların sökülüp sökülmeyeceği birlikte değerlendirilmelidir. Örneğin yüksek sıcaklıktaki bir cıvatalı bağlantının ihtiyacıyla sürekli yüksek devirde çalışan bir rulmanın ihtiyacı aynı değildir. İlk uygulamada yüzeyi kayganlaştıran herhangi bir ürün, uzun süreli çalışma sonunda aynı korumayı sağlamayabilir.

Endüstri Teknik, 60 yıllık sanayi deneyimi doğrultusunda grafit içeren pastaları, gresleri ve anti-seize ürünleri yalnızca içerdiği katı maddeye göre sınıflandırmaz. Ürünün taşıyıcı yağı, kalınlaştırıcı yapısı, sıcaklık sınırı, korozyon koruması ve sürtünme davranışı da incelenir. Böylece bakım ekibinin yalnızca montaj anında değil, sonraki demontaj sürecinde de güvenilir sonuç alması hedeflenir.

Grafit yağlayıcı nasıl çalışır?

Grafit, saf karbonun kristal yapılarından biridir. Yapısındaki karbon atomları aynı düzlem içinde güçlü bağlarla birbirine tutunurken farklı tabakalar arasındaki çekim daha zayıftır. Bu özellik, grafit tabakalarının birbirinin üzerinden kayabilmesine imkân verir.

Metal yüzeyler çıplak gözle pürüzsüz görünse de mikroskobik ölçekte çıkıntılar ve çukurlar taşır. İki yüzey birbirine bastırıldığında yük, bütün alana eşit biçimde dağılmaz. Temas belirli küçük noktalarda yoğunlaşır ve bu bölgelerdeki gerçek yüzey basıncı oldukça yüksek değerlere ulaşabilir.

Yüzeyler arasında yeterli yağlayıcı film bulunmadığında metal çıkıntıları birbirine takılabilir, kopabilir veya karşı yüzeye taşınabilir. Bu süreç sürtünmeyi artırır ve çizilme, sıvanma ya da soğuk kaynama benzeri hasarlara yol açabilir. Grafit parçacıkları temas alanına yerleşerek yüzeylerin doğrudan birbirine temas etmesini azaltan ince bir katman oluşturabilir.

Grafitin yağlayıcı etkisi, katmanların hareket yönüne paralel biçimde hizalanmasıyla daha belirgin hâle gelir. Yük altında yüzeye yayılan parçacıklar düşük kesme dirençli bir film meydana getirir. Böylece yüzeylerin hareket etmesi için gereken kuvvet azalabilir ve temas noktalarındaki aşınma sınırlandırılabilir.

Bu davranış özellikle düşük hız ve yüksek yük bulunan bağlantılarda önem taşır. Yüksek hızda çalışan sistemlerde sıvı yağ veya gres, hareket sayesinde temas alanına taşınabilir. Ancak cıvata dişleri, flanş yüzeyleri, pres geçmeler ve nadiren hareket eden mekanik parçalar gibi uygulamalarda sürekli bir sıvı yağ filmi oluşmayabilir.

grafit yağlayıcı bu noktada yüzey üzerinde kalan katı bileşenlerle görev yapar. Taşıyıcı yağ uygulama sırasında pastanın yüzeye yayılmasını kolaylaştırır. Sıcaklık yükseldiğinde veya uzun çalışma süresinde taşıyıcı kısmın etkisi azalsa bile uygun formüldeki grafit tabakası metal yüzeyler arasında kalmaya devam edebilir.

Grafitin çalışma davranışı çevresel koşullardan da etkilenebilir. Nem, hava erişimi, oksidasyon ve yüzey malzemesi yağlama performansını değiştirebilir. Bu nedenle açık atmosferde, vakumda, buharlı ortamda veya kimyasal proses içinde kullanılacak ürünlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir.

Karbon yapısı neden önemlidir?

Grafitin temelini karbon oluşturur. Ancak endüstriyel yağlamada kullanılan karbon esaslı maddelerin tamamı aynı özellikleri taşımaz. Grafit, amorf karbon, karbon siyahı ve farklı karbon yapıları görünüş bakımından birbirine benzeyebilir; fakat kristal düzenleri ve sürtünme davranışları farklıdır.

Grafitin katmanlı kristal yapısı yağlayıcı özelliğinin merkezinde yer alır. Karbon atomlarının düzlemsel olarak sıralanması, tabakalar içinde güçlü bir yapı meydana getirir. Tabakalar arasındaki daha zayıf bağlar ise kaymayı kolaylaştırır.

Ürün formülündeki grafitin parçacık boyutu ve saflığı da önemlidir. Çok iri parçacıklar hassas yüzeylerde istenmeyen bir etki oluşturabilirken uygun boyuttaki parçacıklar yüzey boşluklarına daha dengeli yerleşebilir. Parçacık dağılımı homojen olmadığında bağlantının farklı bölgelerinde farklı sürtünme değerleri oluşabilir.

Grafit oranının yüksek olması tek başına daha iyi yağlama anlamına gelmez. Katı bileşenin taşıyıcı yağ, kalınlaştırıcı ve diğer katkılarla dengeli çalışması gerekir. Aşırı katı madde içeren sert bir pasta yüzeye yeterince yayılamayabilir; düşük katı madde oranı ise ağır yük veya yüksek sıcaklık sonrasında istenen filmi bırakamayabilir.

Bu nedenle ürün seçerken yalnızca “grafitli” ifadesine bakmak doğru değildir. Teknik veri sayfasındaki kullanım alanı, servis sıcaklığı ve yük kapasitesi birlikte incelenmelidir. Aynı renkte görünen iki ürün, bağlantı üzerindeki sürtünmeyi tamamen farklı biçimde etkileyebilir.

Grafit yağlayıcı yüksek sıcaklıkta neden kullanılır?

grafit yağlayıcı yüksek sıcaklık uygulamalarında, sıvı yağın veya genel amaçlı gresin çalışma sınırına yaklaştığı bağlantılarda gündeme gelir. Sıcaklık yükseldiğinde baz yağ oksitlenebilir, incelerek yüzeyden uzaklaşabilir, buharlaşabilir veya sert kalıntılar meydana getirebilir. Bu durumda metal yüzeylerin korunması, geride kalan katı yağlayıcı tabakaya bağlı hâle gelir.

Grafit yüksek sıcaklıklarda katı yapısını koruyabilen bir malzemedir. Uygun bir pasta içinde kullanıldığında cıvata ve somun dişleri, sıcak flanşlar veya metal montaj yüzeyleri arasında ayırıcı film oluşturmaya yardımcı olabilir. Bu film, metal yüzeylerin birbirine kaynamasını ve uzun süreli çalışmadan sonra tamamen kilitlenmesini azaltabilir.

Bununla birlikte grafitin yüksek sıcaklık davranışı ortamdan bağımsız değildir. Oksijen bulunan atmosferlerde sıcaklık arttıkça oksidasyon meydana gelebilir. Ürün teknik belgesinde belirtilen en yüksek sıcaklık değerinin açık hava, kapalı ortam veya azaltılmış hava erişimi koşullarından hangisine ait olduğu doğrulanmalıdır.

Çalışma sıcaklığı ile kısa süreli tepe sıcaklığı da birbirinden ayrılmalıdır. Bir bağlantının birkaç dakika maruz kaldığı değerle yıllarca kesintisiz çalıştığı değer aynı anlamı taşımaz. Uzun süreli oksidasyon, termal çevrim ve yük değişimi ürünün yüzeydeki davranışını etkileyebilir.

Yüksek sıcaklık aynı zamanda cıvata, somun ve bağlı gövdenin genleşmesine neden olur. Farklı metal malzemeler aynı sıcaklıkta farklı miktarlarda uzayabilir. Bağlantı soğuduğunda yüzeyler ilk konumuna tam olarak dönmeyebilir ve dişlerdeki temas basıncı zamanla değişebilir.

Bu ısıl hareket yüzlerce kez tekrarlandığında oksit tabakaları oluşabilir, dişler birbirine daha sıkı oturabilir ve sökme torku yükselir. Doğru seçilen grafit esaslı anti-seize pasta, bu süreç boyunca yüzeylerin doğrudan temasını sınırlandırarak sonraki bakımda sökme kolaylığı sağlayabilir.

Sıcaklık sınırı aşılmış bir ürünün yalnızca daha sık uygulanması problemi çözmez. Bağlantı çalışma sırasında açılmıyorsa ürün yenilenemez. Bu nedenle ilk montajda gerçek servis sıcaklığına uygun formülün seçilmesi gerekir.

Yüksek sıcaklık ile ağır yük birlikte nasıl değerlendirilir?

Yüksek sıcaklığa dayanıklı bir ürünün ağır yük altında da yeterli performans göstermesi gerekir. Cıvata dişlerinde, pres geçmelerde ve flanşlarda oluşan temas basıncı oldukça yüksek olabilir. Taşıyıcı yağın yüzeyden uzaklaşmasından sonra katı bileşenlerin bu basınca dayanması beklenir.

Grafit parçacıkları metal yüzeyler arasına yerleşerek düşük sürtünmeli bir tabaka oluşturabilir. Ancak ürün formülünün yeterli yük taşıma kapasitesine sahip olması gerekir. Yalnızca yüksek derece değerine sahip bir pasta, ağır yüzey basıncı altında filmi koruyamayabilir.

Bağlantının statik veya hareketli olması da değerlendirmeyi değiştirir. Cıvata sıkıldıktan sonra dişler büyük ölçüde hareketsiz kalır. Buna karşılık makine kızağı veya yavaş çalışan dişli yüzeyinde devamlı ya da aralıklı hareket bulunabilir.

Statik bağlantılarda hedef, montaj sırasında kontrollü sürtünme ve sonraki bakımda sökülebilirliktir. Hareketli sistemlerde ise sürtünme, aşınma, hız, yağın yeniden taşınması ve sıcaklık artışı birlikte incelenmelidir.

Ağır yük koşullarında yüzey temizliği daha büyük önem taşır. Kir, metal parçacığı ve eski ürün kalıntıları temas alanında sert noktalar oluşturabilir. Bu noktalar yükü küçük bir alanda yoğunlaştırarak çizilme ve yüzey yırtılması riskini artırır.

Ürün uygulamasından önce cıvata, somun veya metal yüzey uygun yöntemle temizlenmelidir. Hasarlı diş, çapak, ezilme ya da kalıcı şekil bozukluğu yalnızca pasta kullanılarak düzeltilemez.

Kuru yağlama ile grafit kullanımı

Kuru yağlama, metal yüzeyler arasında serbest yağ veya geleneksel gres tabakası bulunmadan katı bir filmin sürtünmeyi kontrol etmesi yaklaşımıdır. Grafit bu amaçla toz, bağlayıcılı kaplama veya katı yağlayıcı içeren pasta biçiminde kullanılabilir.

Saf grafit tozunun bir yüzeye serpilmesi her zaman kalıcı ve güvenilir yağlama sağlamaz. Parçacıkların yüzeye tutunması, çalışma sırasında dağılmaması ve homojen film oluşturması gerekir. Bu nedenle endüstriyel uygulamalarda çoğunlukla bağlayıcı veya taşıyıcı içeren özel formüller tercih edilir.

Kuru film yağlayıcılarda ürün yüzeye uygulandıktan sonra çözücü buharlaşır veya kaplama kürlenir. Geride ince bir katı film kalır. Bu yöntem yağ damlamasının istenmediği, kir tutmanın sorun oluşturduğu veya sıvı yağ kullanımının proses açısından uygun olmadığı noktalarda değerlendirilebilir.

Montaj pastası ise uygulama sırasında taşıyıcı yağ içerir. Taşıyıcı bileşen grafitin dişlere ve temas yüzeylerine yayılmasını sağlar. Zamanla taşıyıcı yağın etkisi azalsa da katı parçacıklar yüzey üzerinde kalabilir.

Kuru yağlama sistemiyle sürekli gres yağlaması aynı değildir. Bir rulmanın içindeki hareket ve ısı transferiyle cıvata dişindeki statik temas tamamen farklı koşullar oluşturur. Grafit içeren bir anti-seize pastanın rulman gresi yerine kullanılması doğru değildir.

Benzer biçimde grafit içeren herhangi bir gresin çok yüksek sıcaklıktaki cıvata bağlantısında güvenilir sökme performansı sağlayacağı varsayılmamalıdır. Ürünün hedef kullanım alanı ve teknik özellikleri doğrulanmalıdır.

Elektriksel iletkenlik nasıl değerlendirilmelidir?

Grafit, elektriksel iletkenlik gösterebilen karbon yapılarından biridir. Bu nedenle grafit içeren ürünler elektrik bağlantıları, topraklama yüzeyleri veya iletkenliğin önemli olduğu uygulamalarda dikkat çekebilir. Ancak grafitin iletken olması, grafit içeren her pastanın güvenilir bir elektrik kontak ürünü olduğu anlamına gelmez.

Ürünün toplam elektriksel davranışı yalnızca grafite bağlı değildir. Taşıyıcı yağ, kalınlaştırıcı, diğer katı bileşenler, yüzeyde oluşan film kalınlığı ve temas basıncı da direnci etkiler. Bazı pastalar elektriksel teması destekleyebilirken bazıları temas yüzeyinde yalıtkan bir tabaka meydana getirebilir.

Elektrik bağlantısında ürün kullanılacaksa temas direnci, gerilim seviyesi, akım yoğunluğu, ark oluşumu, korozyon ve sıcaklık birlikte değerlendirilmelidir. Ürün teknik dokümanında elektrik kontakları için açık bir kullanım tanımı bulunmuyorsa yalnızca grafit içerdiği için uygulanmamalıdır.

İletken parçacıklar istenmeyen bölgelere taşındığında kısa devre veya kaçak akım riski oluşturabilir. Elektronik devrelerin, sensörlerin veya yalıtım yüzeylerinin yakınında kullanılan grafitli ürünlerin kontrolsüz biçimde yayılması önlenmelidir.

Yüksek sıcaklıktaki mekanik cıvata bağlantısında grafitin temel görevi çoğunlukla elektrik iletmek değil, yüzeyleri birbirinden ayırmak ve sürtünmeyi kontrol etmektir. Elektriksel iletkenlik ikincil bir özellik olabilir ve uygulama için ayrıca test edilmesi gerekebilir.

Bakım personeli ürünün siyah görünümünü elektriksel uygunluk işareti olarak değerlendirmemelidir. Teknik veri, güvenlik belgesi ve uygulama onayı görülmeden kritik elektrik bağlantılarında ürün kullanılmamalıdır.

Grafit yağlayıcı seçerken nelere dikkat edilmelidir?

grafit yağlayıcı seçiminin ilk adımı, mekanik parçanın görevini doğru tanımlamaktır. Bağlantı bir cıvata ve somun mu, hareketli kızak mı, pres geçme yüzey mi yoksa elektriksel temas noktası mı? Aynı ürün bütün bu uygulamalarda aynı sonucu vermez.

İkinci olarak gerçek çalışma sıcaklığı belirlenmelidir. Proses içindeki gaz veya sıvının sıcaklığıyla bağlantı yüzeyinin sıcaklığı farklı olabilir. Mümkün olduğunda yüzey ölçümü yapılmalı, sürekli sıcaklık ve kısa süreli tepe değeri ayrı ayrı kaydedilmelidir.

Üçüncü olarak ortam atmosferi incelenmelidir. Açık hava, düşük oksijen, vakum, buhar ve kimyasal proses koşullarında grafitin davranışı değişebilir. Teknik belgede azaltılmış hava erişimi için verilen sıcaklık sınırı açık atmosferdeki değer gibi kullanılmamalıdır.

Dördüncü olarak yük ve hareket hızı belirlenmelidir. Ağır yük ve düşük hız, katı yağlayıcıların öne çıktığı koşullardır. Yüksek hızlı sistemlerde ise ısı oluşumu, yağın dolaşımı ve kalın pasta direnci farklı sorunlar oluşturabilir.

Beşinci olarak metal uyumu değerlendirilmelidir. Karbon çeliği, paslanmaz çelik, alüminyum ve özel alaşımlar aynı yüzey kimyasına sahip değildir. Nem ve farklı metal teması bulunan bağlantılarda galvanik korozyon ihtimali ayrıca incelenmelidir.

Altıncı olarak tork etkisi göz önünde bulundurulmalıdır. Grafit içeren pasta cıvata dişlerindeki sürtünmeyi değiştirir. Kuru bağlantı için belirlenen tork değeri yağlanmış yüzeye doğrudan uygulanmamalıdır.

Son olarak ürünün sonraki bakımda nasıl davranacağı düşünülmelidir. Bağlantının yıllar sonra açılması gerekiyorsa yalnızca ilk montajdaki kayganlık değil, yüksek sıcaklık sonrasında yüzeyde kalacak katı film ve korozyon koruması önem kazanır.

Tork ve ön yük ilişkisi

Cıvata bağlantılarında tork, hedef sıkma kuvvetini oluşturmak için kullanılan dolaylı bir yöntemdir. Anahtarla uygulanan dönme kuvvetinin önemli bir bölümü dişlerde ve cıvata başı ya da somun altındaki sürtünmeye harcanır. Cıvatayı uzatarak ön yük oluşturan bölüm daha sınırlıdır.

Pasta sürtünmeyi azalttığında aynı tork daha fazla cıvata uzaması oluşturabilir. Kuru bağlantı için hazırlanmış değer değiştirilmeden kullanılırsa cıvata aşırı yüklenebilir.

Gereğinden yüksek ön yük diş hasarı, cıvata uzaması, flanş eğilmesi veya contanın aşırı sıkışması gibi sonuçlar doğurabilir. Yetersiz ön yük ise kaçak, gevşeme ve titreşime yol açabilir.

Bu nedenle kullanılacak tork değeri cıvata sınıfına, yüzey malzemesine, ürünün sürtünme davranışına ve ekipmanın teknik prosedürüne göre belirlenmelidir. Genel oranlarla gelişigüzel azaltma yapmak kritik bağlantılarda güvenli değildir.

Çok cıvatalı flanşlarda bağlantılar çapraz sırayla ve birkaç kademede sıkılmalıdır. Böylece yükün yüzey ve conta üzerinde daha dengeli dağılması sağlanır.

Kullanılan ürün, tork değeri ve montaj tarihi bakım kayıtlarına eklenmelidir. Bir sonraki söküm sırasında bağlantının davranışı incelendiğinde ürün seçimi ve sıkma prosedürü hakkında değerli bilgiler elde edilir.

Grafit yağlayıcı için çözüm: Molykote 1000

Yüksek sıcaklık, ağır yük, korozyon ve uzun süre sonra sökülebilirlik gerektiren cıvatalı metal bağlantılarda Endüstri Teknik, çalışma şartlarının uygun olması hâlinde Molykote 1000 ürününü teknik çözüm seçenekleri arasında değerlendirir.

Molykote 1000, cıvatalı metal bağlantılar için geliştirilmiş katı yağlayıcı esaslı anti-seize pastadır. Ürünün formülünde mineral yağ, kalınlaştırıcı, katı yağlayıcılar ve toz metal bileşenleri bulunur. Teknik veri sayfasında ürünün -30°C ile +650°C arasındaki servis sıcaklıklarında kullanılabildiği belirtilmektedir.

Ürün, yüksek yük taşıma kapasitesiyle birlikte uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalan cıvatalı bağlantıların zarar verilmeden sökülmesini desteklemek üzere geliştirilmiştir. Teknik belgede korozyon koruması sunduğu, kurşun ve nikel içermediği ve tekrar sıkma ile gevşetme işlemlerinden sonra sürtünme davranışının tutarlı kalmasına yardımcı olduğu ifade edilmektedir.

Molykote 1000 özellikle yüksek sıcaklık ve korozif etki altında çalışan, ilk işletmeden sonra yeniden sıkılması veya sonraki bakımda ayrılması gereken metal cıvata bağlantıları için değerlendirilebilir. Sıcak flanşlar, endüstriyel egzoz bağlantıları, kimyasal proses ekipmanları ve ağır yük altındaki uygun cıvatalı birleşimler bu kapsamda incelenebilir.

Ürünün +650°C servis sıcaklığına sahip olması, bağlantıdaki bütün cıvata ve çevre parçalarının bu sıcaklığa uygun olduğu anlamına gelmez. Cıvata malzemesi, somun sınıfı, conta, bağlı gövde ve gerçek yüzey sıcaklığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Satın alma öncesinde Endüstri Teknik’e cıvata ölçüsü, metal türü, çalışma sıcaklığı, ortam koşulu ve yaşanan bakım problemi iletilmelidir. Bu bilgiler Molykote 1000 ürününün uygulamaya uygunluğunun ve kullanılacak miktarın daha doğru belirlenmesini sağlar.

Yüksek sıcaklık sonrasında açılmayan, korozyona uğrayan veya sürekli kesilerek değiştirilen cıvatalı bağlantılarınız için Molykote 1000 stok, ambalaj ve tedarik bilgilerini Endüstri Teknik’ten talep edebilirsiniz. Böylece satın alma kararı yalnızca ürünün grafit içerdiği düşüncesine değil, bağlantının gerçek çalışma şartlarına dayandırılır.

Molykote 1000 nasıl uygulanmalıdır?

Uygulama öncesinde cıvata ve somun dişleri eski yağ, sertleşmiş pasta, pas, oksit ve metal kalıntılarından arındırılmalıdır. Teknik belgede mümkünse dişlerin ve cıvatanın tel fırçayla temizlenmesi önerilir.

Temizlik sırasında diş geometrisine zarar verilmemelidir. Ezilmiş, çapaklanmış, kesilmiş veya kalıcı biçimde uzamış bağlantı elemanları yalnızca pasta sürülerek tekrar kullanılmamalıdır.

Ürün çalışan diş yüzeylerinin tamamına, diş köklerine kadar ulaşacak şekilde dengeli biçimde yayılmalıdır. Bir bölgede kalın, diğer bölgede yetersiz ürün bulunması sürtünmenin bağlantı boyunca değişmesine neden olabilir.

Molykote 1000 başka gres veya yağlarla karıştırılmamalıdır. Teknik veri sayfasında ürün özelliklerinin değişmemesi için bu karışımlardan kaçınılması gerektiği belirtilir.

Kör deliklere fazla pasta doldurulmamalıdır. Cıvata ilerledikçe deliğin tabanında sıkışan ürün hidrolik basınç oluşturabilir ve bağlantının tam oturmasını engelleyebilir.

Somun altı veya cıvata başı altına ürün uygulanacaksa bu durum tork hesabına dâhil edilmelidir. Yatak yüzeyindeki sürtünmenin değişmesi aynı torkta oluşan ön yükü etkileyebilir.

Montaj tamamlandığında taşan fazla ürün temizlenmeli; ürün kodu, tork değeri, tarih ve bağlantı konumu bakım kayıtlarına eklenmelidir.

Uygulamada yapılan hatalar

En yaygın hata, siyah renkteki her yağlayıcının grafit içerdiğini düşünmektir. Ürünün gerçek bileşimi ve kullanım amacı teknik dokümandan doğrulanmalıdır.

Bir başka hata, grafit içeren bütün ürünlerin aynı yüksek sıcaklık performansına sahip olduğunu kabul etmektir. Taşıyıcı sistem ve diğer katkılar ürünün gerçek sınırlarını belirler.

Elektriksel iletkenlik özelliğinin yanlış yorumlanması da ciddi sorunlara yol açabilir. Grafit içeren her ürün elektrik kontağı için uygun değildir ve istenmeyen bölgelere taşınan iletken parçacıklar risk oluşturabilir.

Kuru yağlama gereken yüzeye kalın montaj pastası sürmek de doğru değildir. Kullanılacak ürünün kuru film, pasta veya gres formunda olması uygulama şartlarına göre belirlenmelidir.

Kuru cıvata torkunun pasta uygulanmış bağlantıya doğrudan aktarılması, cıvata üzerinde aşırı ön yük oluşturabilir. Sürtünme değişimi mutlaka hesaba katılmalıdır.

Fazla ürün kullanımı daha yüksek koruma sağlamaz. İnce, devamlı ve homojen bir film çoğu montaj uygulamasında daha kontrollü sonuç verir.

Kirli veya hasarlı yüzeye pasta sürmek problemi ortadan kaldırmaz. Ürün bozuk diş geometrisini, yanlış toleransı veya kalıcı metal hasarını onaramaz.

Endüstri Teknik ile doğru seçim

Endüstri Teknik, grafit içeren ürünleri yalnızca katı yağlayıcı oranına veya en yüksek sıcaklık değerine göre seçmez. Uygulamanın metal türü, yüzey yükü, hareket hızı, atmosferi, sıcaklığı ve bakım beklentisi birlikte incelenir.

grafit yağlayıcı doğru formül ve doğru uygulama içinde kullanıldığında yüksek sıcaklıkta çalışan metal yüzeylerin korunmasına, sürtünmenin kontrol edilmesine ve cıvatalı bağlantıların sonraki bakımda daha kolay ayrılmasına katkı sağlayabilir.

Elektrik bağlantılarında iletkenlik, mekanik bağlantılarda tork, yüksek sıcaklıkta oksidasyon ve kuru çalışan yüzeylerde film tutunması ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Tek bir özellik bütün ürün seçimini belirlememelidir.

Endüstri Teknik, Molykote 1000 ürününü bağlantının gerçek saha koşullarıyla birlikte değerlendirerek teknik seçim ve tedarik sürecine destek olur.

Endüstri Teknik İletişim

Yüksek sıcaklıkta çalışan cıvata, somun, flanş ve metal bağlantılarınız için grafit esaslı anti-seize pasta seçimini Endüstri Teknik ile değerlendirebilirsiniz. Çalışma sıcaklığını, bağlantı malzemesini, yük seviyesini ve yaşadığınız sökme problemini paylaşmanız doğru çözümün belirlenmesini kolaylaştırır.

Adres
Aşağı Yahyalar Mah. 995/1. Sokak No:5, 7. Kat, Daire:27, Ofis Anadolu, Yenimahalle / Ankara

Telefon
0312 925 54 74

Faks
0312 925 64 84

Yüksek sıcaklık, korozyon veya sıkışma nedeniyle bakım süresi uzayan cıvatalı bağlantılarınızda Molykote 1000 ürününün teknik uygunluğunu, stok durumunu ve tedarik seçeneklerini öğrenmek için Endüstri Teknik ile iletişime geçebilirsiniz.